Haziran 07, 2016 06:11 Europe/Istanbul

Geçen Cuma günü İran’da İslam Cumhuriyeti nizamının büyük kurucusu İmam Humeyni –ks– rihletnin 28. Yıldönümünde saygı ile anıldı.

Hş. 14 Hordad gününe denk gelen bu günde İran genelinden milyonlarca İmam Humeyni –ks– hayranı ve izleyenleri başkent Tahran’da İmam Humeyni –ks– külliyesine akın etti ve burada düzenlenen etkinliklerin çerçevesinde dünya Müslümanları,tüm hür ve adalettalep insanların umut kaynağını saygı ve sevgi ile andı.

Biz de İmam’ın rihlet yıldönümü dolaysıyla taziyelerimizi sunarken, bültenimizi konu ile ilgili hazırladığımız raporumuzla açıyoruz.

 

İmam Humeyni –ks– despot şah rejimi ve ABD’nin müdahalelerine karşı mücadelesine 1963 yılında başladı ve bu mücadelenin şiddetlenmesinin ardından İmam, şah rejimi tarafından ilkin Türkiye’ye ve ardından Irak’a sürgün edildi.

İmam Humeyni –ks– Irak’ta yaşadığı sürgün hayatı sırasında 13 yıl boyunca bir çok seçkin talebeyi yetiştirmenin yanında şah rejimi ve Amerika’nın İran’daki gayri meşru çıkarları hakkında ifşaat yapmayı da sürdürdü ve aydınlatıcı bildiriler yayımlayarak İslam inkılabının zaferine zemin hazırladı.

İran milletinin mücadelesinin zirveye ulaşması ve İmam Humeyni’nin –ks– İran’a tüm ihtişamı ile geri dönmesinin ardından İslam inkılabı da zafere ulaştı ve İmam’ın küresel istikbara karşı mücadelelerinde yeni bir sayfa açıldı.

İran’da İslam inkılabı zafere kavuştuktan sonra düşmanların tüm komplolarına ve özellikle Saddam aracılığı ile İran’a 8 yıl süren bir savaşı dayatmalarına karşın İmam Humeyni –ks– o zorlu günlerde İran milletini büyük bir dirayet ve şecaatle yönetti.

İslam inkılabının büyük önderi İmam Humeyni –ks– 87 yıl süren bereketli ve yılmaz yaşamının ardından hakka yürüdü.

 

İmam Humeyni’nin –ks– 28. Rihlet yıldönümünde İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei İmam’ın külliyesinde düzenlenen törende yaptığı konuşmada, İmam’ın siyasi düşüncelerini beyan etmenin yanında kişiliği ile ilgili özelliklerine ve tedbirli ve uzak görüşlü anlayışına temas ederek, İmam’ın siyasi düşünceleri ve ve düşünce yapısındaki önemli bileşenleri anlattı.

İmam Humeyni –ks– külliyesinde düzenlenen törende binlerce İmam hayranına hitap eden İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei, İmam’ın düşüncesinin en önemli bileşenlerinden biri, istikbar karşıtlığı olduğunu kaydetti.

Ayetullah Hamanei rahmetli İmam’ın inkılapçı şahsiyetine işaretle, bugün İran milleti düşmanların tüm tehditlerine ve yaptırım ve baskılarına rağmen İmam’ın üzerinde durduğu ilkelere ve inançlara bağlı kalarak ilerleme ve kalkınma yoluna devam ettiğini ve bu direnişi İmam Humeyni’nin –ks– inkılapçı kişiliğine borçlu olduklarını ifade etti.

 

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei küresel istikbarın İslam inkılabı ve İmam Humeyni’nin –ks– düşüncelerine yönelik düşmanlığı ve paniğinin asıl nedeni İmam’ın istikbara karşı olmasından ibaret olduğunu belirterek, istikbari güçlerin en çok İmam’ın inkılapçı kişiliğinden korktuğunu vurguladı.

Ayetullah Hamanei iktisadi kuşatma, haksız yaptırımlar ve nükleer meselede yersiz mazeretler veya insan hakları suçlamaları hepsi birer bahane olduğunu, küresel istikbar bugün bile İran milletinin rahmetli İmam gibi inkılapçı ve cihatçı duruşundan korktuğunu kaydetti.

 

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei konuşmasının bir başka bölümünde düşmanı tanımak ve her türlü hareketine yönelik hassasiyet sergilemek gerektiğini ifade etti.

Sulta düzeninin mahiyetine işaret eden Ayetullah Hamanei, sulta düzeni iharet ehli, savaş çıkarma ehli, terörist yetiştirme ve terör örgütü kurma ehli, özgürlükçü hareketleri bastırma ehli, Filistin ve Filistin gibi mazlum milletlere baskı uygulama ehli olduğunu belirtti.

Ayetullah Hamanei, Amerika ile bölgesel meselelerin üzerine asla işbirliği yapmayacaklarını çünkü Amerikalıların bölgeye yönelik emelleri ve hedefleri İran’ın bölgeye yönelik hedefleri ve politikalarına yüzde yüz zıtlık arz ettiğini vurguladı.

 

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei konuşmasının bir başka bölümünde sözlerinin muhatabı İmam’ı ve yolunu seven bugün ve yarının insanları olduğunu belirterek, İslam inkılabını zafere ulaştırmak için İran milleti savaş ve yaptırımlara katlanmak gibi büyük bedeller ödediğini, fakat bu bedellerin yüzlerce katı menfaat söz konusu olduğunu ve bugün İran milletinin tüm alanlarda elde ettiği başarıları, inkılap yolunu sürdürmeye ve İmam’ın yolunda inkılapçı hareket etmeye borçlu olduklarını ifade etti.


İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei konuşmasının devamında İslam inkılabı, İmam Humeyni’nin –ks– belirlediği yolda, milletlerin haklarını savunmaya öncelik verdiğini ve dünyada gerçekleşen bir çok inkılaptan farklı olarak esas yolundan sapmadığını ve hiç bir koşul altında ülkülerinden ve değerlerinden tüm baskılara rağmen taviz vermediğini vurguladı. İmam Humeyni –ks– 1963 yılında tutuklanması ve ardından sürgün edilmesi ile sonuçlanan ünlü konuşmasında başlattığı hareketin istikbar karşıtı bir mahiyeti olduğunu açıkça ortaya koydu ve bu yüzden bu gelişme, İran milletinin inkılapçı hareketini derinden etkiledi ve sulta düzeni ile mücadelesinde bir dönüm noktası oldu.

Geçen hafta Cumhurbaşkanı Dr. Hasan Ruhani de İmam Humeyni’nin –ks– 28. Rihlet yıldönümü dolaysıyla İmam’ın külliyesinde düzenlenen törende yaptığı konuşmasında İslam inkılabı, İslam Cumhuriyeti ve Rehberlik ve Velayet-i Fakih, İmam’ın İran milletine miras bıraktığı üç tarihi yadigarı olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Ruhani, İran milleti İmam Humeyni’nin –ks– bu üç değerli mirasını ve ülkülerini ve hedeflerini korumak için tek yürek ve kararlı olduğunu ifade etti.

İmam Humeyni’yi –ks– sevgi ve saygı ile andıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Ruhani, İran milletinin İmam Humeyni –ks– külliyesinde bu denli coşkulu bir şekilde toplanması da İmam ve ümmet arasında son 27 yılda kurulan bağların hala güçlü olduğunu ifade ettiğini ve İran milletinin İmam’a olan aşkı asla değişmediğini bilakis her geçen gün daha da güçlendiğini kaydetti.

Suud rejimi bu yıl İranlı hacı adaylarının Hac farizesini yerine getirmesine mani oldu. İran Hac ve ziyaret kurumu Başkanı Said Ohadi ise konu ile ilgili katıldığı bir TV programında İran ve Arabistan heyetlerinin müzakere sürecine değinerek, Suud rejimi Hac sözleşmesinde İran için 11 kısıtlayıcı maddeyi getirdiğini, oysa bu kısıtlamalar önceki yıllarda imzalanan sözleşmelerde yer almadığını açıkladı.

Ohadi, müzakerelerin ilk turu zaten üç ay gecikme ile başlatıldığını, ama yine de İran tüm taleplerini şeffaf bir şekilde beyan ettiğini kaydetti. Ohadi, Arabistan Hac Bakanı ve müzakereci heyetine geçen sene Hac tarihinde şimdiye kadar görülmemiş korkunç faciayı ve bir kaç bin hacının mazlumane şehit düştüğünü hatırlattıklarını ifade etti.

Ohadi, Arabistan yetkililerine bu hacıların onların kötü yönetimi ve hizmette kusurları yüzünden şehit düştüklerini anlattıklarını, fakat karşı tarafın söyleyeceği hiç bir şey olmadığını vurguladı. Ohadi, Suud yetkililerine sözleşmede kaydettikleri 11 kısıtlayıcı maddenin asla kabul edilemez olduğunu, çünkü bu maddeler geçen yılki sözleşmede yer almadığını, sözleşme tamamen tek yanlı ve dayatma niteliği taşıdığını söylediklerini belirtti.

 

Suud rejimi dayatma sözleşmesinde ayrıca Hac sırasında İran’a ait mekanlarda ve İranlı hacıların seyrettiği güzergahlarda İran bayrağı kullanılamayacağını belirtiyor. Oysa hacıların güvenliğini temin etmenin bir yolu, kalabalık güzergahlarda bayrak kullanılması ve hacıların bu şekilde bilgilendirilmesidir. Suud rejimi hatta İran’ın kurduğu sağlık merkezlerinin sayısını da bahane ederek bu mekanların Medine’de üç ve Mekke’de dörtten fazla olmaması gerektiğini belirtiyor. Oysa İran önceki yıllarda 12 sağlık merkezi kuruyordu. İran’dan ilaç getirmeye uygulanan kısıtlama da, sözleşmede dayatılan bir başka maddedir.

 

İran Hac ve ziyaret kurumu Başkanı Ohadi’nin de belirttiği üzere hacının izzeti ve kerameti, her İranlı hacının en doğal hakkıdır ve Hac farizesi de hiç kimsenin engel olmaması gereken bir farize sayılır. Eğer Arabistan ev sahipliği iddiasında bulunuyorsa, Allah’ın misafirlerine gereken kolaylıkları temin etmesi gerekir. Ama maalesef Arabistan suçlu olduğu halde şimdiye kadar Mina faciasında ne özür dilemiş ne de bu facianın sorumlularını cezalandırmış ve ne de tazminat ödemiştir. Nitekim Suud rejimi hatta bu yılkı Hac merasimi için de hiç bir güvence vermemiştir. Tüm bunlar Arabistan rejiminin Hac farizesini siyasileştirmeye çalıştığının işaretidir. Oysa Hac farizesi, İslam dininin vacip saydığı bir ibadettir ve siyasileştirilmemesi gerekir. Ancak Arabistan bu tutumu ile Hac farizesini yönetmek için gerekli olan salahiyet ve şayestelikten yoksun olduğunu ortaya koymuştur.

Geçen hafta BM’nın Afganistan’ın batısındaki temsilcilik bürosu Başkanı Halil Osman, İran İslam Cumhuriyeti’nin Afganistan milletine yaptığı yardımlarından ötürü teşekkür etti. Hirat kentinde İran – Afganistan mesleki ve teknik eğitim merkezini ziyareti sırasında konuşan Halil Osman, İran İslam Cumhuriyeti Afganistan halkının yaşam şartlarının iyileşmesi için büyük hizmetlerde bulunduğunu ve bu hizmetler halen devam ettiğini belirtti. Halil Osman, yüzlerce Afgan genç işsizlikten acı çekerken, bu merkezin açılması bu gençlerin bir meslek öğrenmesi ve çalışması bakımından büyük önem arz ettiğini ifade etti. Halil Osman İran’ın Afgan halkına bu bağlamda yardımları önemli ve takdire şayan olduğunu vurguladı.

 

İran’ın Hirat başkonsolosu Mahmut Efhami Reşidi de yaptığı açıklamada yetenekli Afgan gençlerin işsizlikten acı çektiğini belirterek, Hirat meslek ve teknik eğitim merkezi İran’ın karşılıksız yardımlarından 1.5 milyon dolarlık bir ödenekle açıldığını ve her yıl bin kadar Afgan genç bu merkezde elektrik, inşaat, bilgisayar, mekanik ve diğer teknik meslekleri öğrendiğini ifade etti.

Bültenimizi İran milletini sevindiren bir haberle noktalıyoruz.

İran Voleybol Milli Takımı, 52 yıllık hasrete son vererek Olimpiyat Oyunları’na katılıyor.
İran Voleybol Milli Takımı, 2016 Rio Voleybol Eleme maçlarında altıncı maçında dünya şampiyonu Polonya’yı yenerek, Olimpiyat Oyunları’nın vizesini kazandı.
İran'dan önce Polonya ve Fransa takımlarının Rio Olimpiyat Oyunları'na katılması kesinleşmişti.
İran milli takımı Polonya'dan önce Çin, Japonya, Avustralya ve Kanada milli takımlarını yenmiş ve bir tek Fransa karşısında maçı rakibine devretmişti.
İran milli takımı Polonya’yı 3 – 1 yenerek büyük bir iktidarla 2016 Rio Olimpiyat Oyunları’na adını yazdırmayı başardı.
İran milli takımı yarın son maçında Venezüella milli takımı ile karşılaşıyor.