Haziran 15, 2016 06:27 Europe/Istanbul

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei, mübarek Ramazan ayının birinci gününde Kur'an'ı Kerim ile üns meclisinde, Kur'an'ı Kerim’in sözcüklerinin güzelliğini yüce kavramlarını ve mealini idrak etmeye açılan bir pencere ve bir mucize niteledi.

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei, mübarek Ramazan ayının birinci gününde Kur'an'ı Kerim ile nurani üns meclisinde günümüz dünyası her geçen gün daha çok Kur'an'ı Kerim’in kavramlarını idrak etmeye ihtiyaç duyduğunu belirterek, Kur'an'ı Kerim’in yüce meali  günümüz diliyle insanlara beyan edilmesi durumunda tesiri çok daha yüksek olacağını ve beşeriyetin gerçek ilerlemesine vesile olacağını kaydetti.

Ayetullah Hamanei, bu kavramlar intikal ettiğinde hiç kuşkusuz Kur'an'ı Kerim dünyada birinci dereceden etkin yapan şey olacağını ve küresel zorba güçlerin ve korsan İsrail’in silahları ve kendileri hiç bir halt edemeyeceklerini vurguladı.

Günümüz dünyasında kimlik, fikri ve iman temelinde boşluğa ve beşeriyetin kuranî kavramlara duyduğu ihtiyaca vurgu yapan İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei, imanımızın temellerini güçlendirmek ve Kur'an'ı Kerim kavramlarını intikal ettirme diliyle tanışma sureti ile bu kavramları bütün dünyaya intikal ettirmek gerektiğini ifade etti.

Kuşkusuz Kur'an'ı Kerim’i hakikaten tanımak, İslam ümmetinin vahdetine ve yumuşak gücünün gelişmesine vesile olur ve eğer bu muazzam kaynağa ve içindeki tealime uyacak olursak, İslam dünyası ilerlemesi yolundaki her türlü engeli aşabilir ve İslam’ı hakettiği hakiki mevkiine ulaştırabilir.

Bu açıdan İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei maddi refah, güç, izzet, manevi yüceliş, ruhi huzur ve mutluluk gibi durumların tümü Kur'an'ı Kerim’e uymaya bağlı olduğunu belirtti ve bu semavi kitabın kavramlarına gönül kulağı ile kulak verildiği takdirde tesiri özellikle dalgalı ve fırtınalı dünyamızda daha da fazla olacağını kaydetti.

Geçen hafta UAEK yönetim kurulu Viyana’da çalışmalarına başladı. Yönetim kurulu oturumunda genel müdür Yokio Amano’nun Bercam nükleer anlaşması ile ilgili raporu sunuldu.

UAEK genel müdürü Amano yaptığı konuşmada, İran BM güvenlik konseyinin 2231 sayılı kararnamesi çerçevesinde  5+1 grubu ile imzaladığı Bercam nükleer anlaşmasındaki tüm yükümlülüklerine bağlı kaldığını belirtti. Amane ayrıca nükleer anlaşmanın uygulanması bağlamında henüz yolun başında yer aldıklarını ve bu sürecin devam edebilmesi için tüm tarafların yükümlülüklerine bağlı kalmaları gerektiğini ifade etti.

Amano, yönetim kurulunda bazı üyelerin son raporda getirilen detayları yeterli bulmamalarına gösterdiği tepkide, yönetim kuruluna sunduğu raporunu BM güvenlik konseyinin 2231 sayılı kararnamesi ve yine UAEK yönetim kurulunun geçen Aralık ayında onayladığı kararnameye uygun biçimde düzenlediğini ve raporda yer alan detaylar da iki kararnamenin üzerinde durduğu noktalardan ibaret olduğunu ifade etti.

Öte yandan İran’ın UAEK temsilcisi Rıza Necefi, İran’ın ajansa sunduğu bilgilerin tamamen gizli tutulması gerektiğini vurguladı.

UAEK yönetim kurulu oturumunda konuşan Necefi, İran’ın ajansa sunduğu tüm bilgilerin gizliliği korunması gerektiğini belirterek ajans ve 5+1 üyelerini Bercam nükleer anlaşmasının ruhuna aykırı davranmaları konusunda uyardı.

Necefi, İran Bercam nükleer anlaşma çerçevesinde tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, bunu ajans da onayladığını ve şimdi İran karşı taraftan da yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmesini beklediğini, bu da İran’a dayatılan tüm tek yanlı ve çok yönlü yaptırımların kaldırılması ve İran ile nükleer alanda işbirliğini arttırmamalarından ibaret olduğunu vurguladı.

Bir başka gelişmede, geçen hafta İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’in bürosu, Amerikalı bazı kongre üyelerinin İran’a seyahat etmek ve İran’ın nükleer merkezlerini yakından görmek için vize talebine ret cevabı verdi. Zarif’in bürosundan yapılan açıklamada, Bercam nükleer anlaşmasının Amerika başta olmak üzere hiç bir tarafı ve bunun doğal sonucu olarak hiç bir vatandaşı veya yetkilisi Bercam nükleer anlaşmayı gözetleme hakkına sahip olduğunu iddia edemeyeceği belirtildi.

Zarif’in bürosu yayımladığı bildiride, İran ve 5+1 grubu arasında imzalanan nükleer anlaşma hangi kurumların bu anlaşmayı ve hangi bölümünü gözetlemekle yükümlü ve yetkili olduğunu açıkça belirttiğini vurguladı.

Geçen hafta Cumhurbaşkanı Dr. Hasan Ruhani, Amerika’nın İran milletine yönelik işlediği cinayetlerden doğan hasarın ve zararların takip edilmesi için hükümete elzem getiren yasayı tebliğ etti.

Cumhurbaşkanı Ruhani bu yasayı geçen Pazartesi günü Dışişleri Bakanlığına tebliğ etti. Söz konusu yasa tasarısı İslamî şura meclisinin 17 Mayıs 2016 oturumunda genel kurul tarafından onaylandı ve 18 Mayıs 2016’da da anayasayı kollama ve koruma konseyi tarafından odaylandı.

Bu yasaya göre İran yönetimi İran milletinin uğradığı hasarın tazminatını Amerika devletinden almak üere gerekli hukuki ve yasal girişimlerde bulunması gerekecek.

Amerika’nın devrik şah rejimi döneminde İran’daki gayri meşru çıkarlarını korumak için yaptığı müdahaleler, İslam inkılabı öncesi ve sonrası İran’ın Amerika’daki mal varlığına el koyması ve yine Fars körfezi semalarında İran yolcu uçağını düşürmesi ve özellikle Saddam rejimine İran milletine karşı kullanılması için her türlü kimyasal silah ve kitle imha silahları vermesi, Amerika’nın İran milletine karşı işlediği cinayetlerden bazılarıdır.

Amerikan kongresinin İran nizamına karşı silahlı eylem yapan ve İran milletine karşı terör saldırıları düzenleyen eli kanlı terör örgütlerine özel bütçe tahsis etmesi ve teröristleri bu paralarla eğitip donatarak İran’a göndermesi, Amerika’nın takibe alınması gereken diğer bazı cinayetleridir.

Geçen hafta İran, Rusya ve Suriye Savunma Bakanları Tahran’da bir araya gelerek terörle mücadeleyi masaya yatırdı.

Üç savunma bakanının Tahran’da düzenledikleri üçlü zirvede bölgenin kritik şartları ve ABD ve İsrail ve bazı terör hamileri ülkelerin yayılmacı politikalarına değinen General Hüseyin Dehgan, bugün İran bölgede istikrar ve güvenlik limanı olduğunu belirtti.

General Dehgan, İran İslam Cumhuriyeti bölgede tekfirci ve siyonist terör akımları ile mücadeleye devam edeceğini vurguladı.

İran Suriye krizinin ancak Suriyeli tarafların müzakere etmesiyle çözümlenmesinden yana olduğunu belirten General Dehgan, İran teröristlerin yeniden güçlenmesine yol açacak ateşkesi kabul etmediğini kaydetti.

İran, Suriye ve Rusya savunma bakanlarının üçlü zirvesinden önce Suriye içişleri bakanlığından bibr heyet içişleri Bakanı yardımcısı General Halid Abdullah Hızır başkanlığında ortak güvenlik çalışma grubunun ilk oturumuna katılmak üzere Tahran’a geldi.

İran ve Suriye ortak güvenlik çalışma grubunun ilk zirvesine iki ülkenin içişleri bakanlığından başka dışişleri bakanlıkları ve güvenlik kurumları yetkilileri de katıldı. Oturumda taraflar çeşitli güvenlik konularını masaya yatırdı. İran ve Suriye ortak güvenlik çalışma grubu eşbaşkanları oturumun sonunda terör ve organize suçlar ve uyuşturucu madde kaçakçılığı ile mücadele bağlamında işbirliği protokolü imzaladı.

İran Hac ve ziyaret kurumu Başkanı Said Ohadi, Suud rejimi bu yıl İranlı hacı adaylarını kabul etmek gibi bir niyeti olmadığını belirtti. İran’ın Kirman yöresine bir ziyaret düzenleyen Ohadi, Arabistan rejiminin bu yıl İranlı hacıları Hac merasimine kabul etmek istememesinin asıl nedeni geçen sene Mina’da yaşanan facia olduğunu, çünkü İran şehitlerinin naşını ülkeye geri getirmeyi başaran tek ülke olduğunu kaydetti.

Bilindiği üzere bu yıl Suud rejiminin tefrikacı tutumu ve türlü bahaneleri ileri sürmesi İranlı hacıların kutsal topraklara Hac farizesini yerine getirmek üzere seyahatlerini engelledi. Suud rejimi İranlı hacıların İran hava yollarına ait uçakları kullanmalarına ve vize konusuna kısıtlama getirmesinden başka tam 9 konuda daha kısıtlama uygulamaya çalıştı, ancak İranlı yetkililerin muhalefeti ile karşılaştı.

Suud yetkilileri Mina faciasında Hac işlerini yönetmekte üstlendikleri sorumluluktan kaçmaya çalıştıkları gibi şimdi de görev ve yükümlülüklerini fazlasıyla yerine getirdiklerini telkin etmeye çalışıyor.

Geçen sene Mina’da ve tam da kurban bayramı sırasında aralarında 464 İranlı hacının da bulunduğu yedi bini aşkın hacı Suud rejiminin tedbirsizliği ve kifayetsizliği yüzünden hayatını kaybetti. Suud hanedanı bu konuya itiraz eden İranlı hacıların Hac farizesini yerine getirmelerini engellemeye karar verdi.

Ve son olarak bültenimizi İran’da Afganistan vatandaşlarına verilen eğitimle ilgili hazırladığımız raporla kapatıyoruz.

İran okumu yazma seferberliği kurumu Başkanı Ali Bagırzade, son otuz yılda İran’da 700 bin Afgan vatandaş eğitildiğini açıkladı.

Tahran’da Afganistan maarif bakanlığı okuma yazmadan sorumlu Bakan yardımcısı Muhammed Rahimi ile ortak basın toplantısında konuşan Bagırzade, İmam Humeyni’nin –ks– okuma yazma seferberliği ile ilgili tarihi fermanı üzerinden on yıl geçtiği bir sırada okuma yazma seferberliği kurumu herkes için eğitim başlıklı küresel belgeyi gündemine aldığını belirtti. Bagırzade, şimdi de İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei tüm Afgan vatandaşların İranlı vatandaşlar gibi okullarda kayda alınmalarını istediğini, hükümet de geçen ay bu konuyu onayladığını ifade etti.015