Temmuz 05, 2016 16:44 Europe/Istanbul

Geçen İran milleti mübarek Ramazan ayının üçüncü haftasının sonunda düzenledikleri özel merasimlerle Kur'an'ı Kerim’in nazil olduğuna inandıkları geceleri ihya etmek üzere dualar okudu ve ibadetler etti.

Yine Ramazan ayının 21. Günü İmam Ali’nin –s– şehadet yıldönümü dolaysıyla İran genelinde yas merasimleri düzenlendi. İran halkı İmam Humeyni –ks– Hüseyniyesine akın ederek İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei huzurunda İmam Ali’nin –s– yasını tuttu.

Geçen hafta İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei yargı kurumu Başkanı ve üst düzey yetkililerini kabul etti. Ayetullah Hamanei kabulde yargı erkenin özellikle uluslararası hukuk alanında daha aktif rol ifa etmesi gerektiğine ve İran milletinin yaptırımlar yüzünden ihlal edilen haklarının ihya edilmesine vurgu yaptı.

Ayetullah Hamanei beyanatının bir bölümünde Amerikan mahkemelerinin İran milletinin mal varlığına muğlak ve asılsız bahanelerle el uzatma kararlarına işaretle İran milletinin haklarının yaptırımlar yüzünden çiğnendiğini, bu konu uluslararası düzeyde takip edilmesi gerektiğini kaydetti.

İran’da binlerce terör kurbanı olan insanın haklarının takip edilmesi gerektiğinin altını çizen Ayetullah Hamanei bu cinayetleri işleyen devletlerin aleyhine dava açmak ve dünya genelinde müslüman mazlum şahsiyetlerin haklarını savunmak, yargı erkinin görevi olduğunu ifade etti.

Ayetullah Hamanei BM’nin Yemen’de işlenen cinayetlere ve bebeklerin katliamına bu cinayetleri işleyen ülkelerden aldığı para karşılığında göz yummasını utanç verici olduğunu belirterek, bu skandal gerçek insan haklarına kesin aykırı olduğunu ve dünya çapında üzerinde hukuk ve yargı bakımlarından çalışmak gerektiğini belirtti.

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei geçen hafta 7 Tir şehitlerinin aileleri ve yine kutsal türbeleri savunan şehit aileleri ile görüşmesinde, İslam Cumhuriyeti partisi bürosunda yaşanan patlamanın üzerinden 35 yıl geçtiğine işaretle, bu tür cinayetleri işleyenlerin acımasız teröristler olduğunu, bunlar İran’dan kaçtıktan sonra sözde terörle mücadele ve insan hakları iddiasında bulunan Amerika ve Avrupa ülkelerinin himayesi altına alındığını belirtti.

7 Tir terör saldırısında yargıtay Başkanı Dr. Seyyid Muhammed Hüseyni Beheşti ve nizamın önde gelen 72 yetkilisi, münafıkların bomba eylemi sonucunda şehit düştü. Amerika yönetimi gerçi münafıklar terör örgütünün eli binlerce masum insanın kanına bulandığını bildiği halde 28 eylül 2012 tarihinde bir bildiri yayımlayarak münafıklar terör örgütünün adını Amerika’nın terör örgütleri listesinden çıkardıklarını duyurdu. Amerika bu örgütü hala kendi himayesi altında tutuyor.

İran’ın inkılapçı müslüman milleti geçen Cuma günü ve mübarek Ramazan ayının son Cuma gününde dünya Kudüs günü yürüyüşünü geçmiş yıllara kıyasla daha büyük bir ihtişamla düzenledi ve mazlum Filistin milletini desteklediğini haykırdı. İran milleti dünya Kudüs günü yürüyüşüne milyonluk katılımı ile kahrolsun İsrail, kahrolsun Amerika ve kahrolsun istikbar sloganları atarak dünya zalimlerinden nefretini ortaya koydu.

İran’da dünya Kudüs günü yürüyüşü 850 kentte ve yine dünyanın önde gelen 80 büyük kentinde düzenlendi. Müslümanlar yürüyüş sırasında tek yürek İsrail’e ölüm Filistin ve Kudüs’e kurtuluş diye haykırdı.

Dünya Kudüs günü yürüyüşüne katılan müslümanlar ayrıca tekfirci IŞİD terör örgütünün bölgede işlediği cinayetleri kınadı ve dünya müslümanlarının birlik olmalarını haykırdı. İran milleti ayrıca yürüyüş sırasında bir kez daha mazlum Filistin milletini yalnız bırakmayacaklarını ve dünyanın diğer hür milletlerinin yardımı ile direnişi zafere götüreceklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Ruhani de siyonist rejim İsrail Amerika’nın bölgedeki üssü olarak hiç bir insani ilkeye veya uluslararası kurala bağlı olmadığını ve kim bu rejimle mücadele edecek olursa küresel istikbarın hoşuna gitmediğini kaydetti.

Geçen hafta Salı günü İstanbul Atatürk havaalanında düzenlenen terör saldırısında en az 41 kişi hayatını kaybetti, 250 kişi de yaralandı. İran yönetimi  Türkiye yetkililerini arayarak olaydan duydukları acı ve üzüntüyü iletti. Cumhurbaşkanı Ruhani’nin Türkiye özel temsilcisi İBT Bakanı Mahmut Vaizi Çarşamba günü Türkiye ekonomi bakanını telefonla arayarak olaydan duydukları üzüntüyü dile getirdi. Bakan Vaizi görüşmede ayrıca iki ülkenin bölgede terörün kökünü kurutmak için daha yakın işbirliği yapmalarını diledi.

Türkiye ekonomi Bakanı ve Erdoğan’ın İran özel temsilcisi Nitah Zeybekçi de telefon görüşmesinde İran milletine ve devletine taziye mesajlarından dolayı teşekkür etti ve olayda bir İranlı vatandaşın hayatını kaybetmesinden duyudğu üzüntüyü dile getirdi.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi de İstanbul’da düzenlenen terör saldırılarını kınadığı açıklamasında terör ve radikalizm sınır tanımadığını, bu şom olgu ile mücadele için toplu irade gerekli olduğunu vurguladı.

Geçen hafta İMGYK sekreteri Ali Şamhani Rusya’ya gitti. Şamhani Rusya’da mevkidaşı Nikolay Patreşov’la bölgede yaşanan son gelişmeleri görüştü. Şamhani Moskova’da ayrıca Rusya savunma Bakanı Sergei Şoygo ile bir araya gelerek Tahran ve Moskova arasındaki ilişkilerin yanı sıra Suriye krizinin çözüm yollarını görüştü.

İki ülke yetkilileri arasında gerçekleşen müzakerelerde ise İMGYK ve Rusya MGK arasında istişarelerin devam etmesine vurgu yapıldı.

Suriye son beş yıldır düşmanların İsrail ve bölgedeki tekfirci gerici rejimlerin yardımları ile bu ülkeye dayattıkları krizle uğraşıyor. Fakat Suriye milleti ve devleti ülkelerini Suriyeli teröriistlerden temizlemeden durmayacakları anlaşılıyor. Öte yandan İran ve Rusya da Suriye krizinin ancak Suriyeli tarafların siyasi müzakere masasına oturarak çözümlemeleri gerektiğini savunuyor ve bu bağlamda Suriye ordusuna terör örgütleri ile mücadelesinde destek veriyor.

Haziran 1987 tarihinde Saddam rejimi kimyasal bombalarla İran’ın Serdeşt kentini bombardıman etti. Bu saldırıda 110 kişi şehit düştü ve 8 bin kişi de ölümcül zehirli gazlardan etkilendi.

Serdeşt sınır kentine düzenlenen kimyasal saldırı, Saddam’ın cinayet karnesinde kayda geçen bir başka korkunç facia oldu.

1987’in Haziran ayının son günleri İran’ın Serdeşt halkı için çok acı günleri andıran günlerdir. O gün gerçekleşen ölümcül saldırıda, Saddam rejimine bağlı bombardıman uçakları taşıdıkları kimyasal bombalarla Serdeşt kentinin dört kalabalık noktasını vurdu ve kent kısa sürede ölümcül gazları içeren bulutlarla kaplandı.

Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif olayın yıldönümünde yayımladığı mesajda İran İslam Cumhuriyeti kitle imha silahlarının her türlüsü şiddetle ve her türlü şartlar altında kınadığını belirterek İran bu tür silahların ülkelerin envanterinden silinmesini istediğini belirtti. Zarif İran kimyasal silahların en büyük kurbanı olarak uluslararası arenalarda haklarını arayacağını vurguladı.

3 Temmuz 1988 tarihine denk gelen hş. 12 Tir 1367 gününde İran İslam cumhuriyetine ait bir yolcu uçağı Fars körfezi semalarından Amerika’nın Winsens uçak gemisinden fırlatılan bir füzenin hedefi oldu ve 290 yolcu ve mürettebatı ile birlikte Fars körfezinin derin sularına gömüldü. Uçakda 66 çocuk, 53 kadın ve 46 yabancı uyruklu vardı ve diğer yolcular ve mürettebatla birlikte hepsi anında hayatını kaybetti.

Bu acı olay ve katliamın ardında Winsens uçak gemisi komutanı Amerika’nın dönem Başkanı George W. Bush tarafından üstün hizmet nişanı ile ödüllendirildi. Amerika yönetimi ayrıca uçak gemisini ve mürettebatını da bu cinayetleri yüzünden takdir etti ve böylece büyük bir fiyaskoya imza attı. Ancak İran milleti bu büyük cinayeti asla unutmayacak ve asla affetmeyecektir.

Değerli dinleyiciler bültenimizi spor dünyasından bir haberle noktalamak istiyoruz.

İran voleybol milli takımı 2016 dünya ligi maçlarının üçüncü haftasının ilk karşılaşmasında ligin en iddialı takımı Sırbistan’ı yenmeyi başardı.

Grubundan birinci olan Sırbistan İranlı milli voleybolcuların karşısında direnemedi ve ilk yenilgisini aldı.

Tahran’da gerçekleşen karşılaşmanın ilk iki setini Sırbistan kazanmasına karşın İranlı milli arslanlar rekabeti bırakmadı ve son üç seti kazanarak Sırbistan’a ilk yenilgisini tattırdı.015