İran'ın son siyasi gelişmeleri
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei geçen hafta çeşitli etkinliklerin çerçevesinde bir kaç görüşme gerçekleştirdi.
Bu görüşmelerden biri, öğrencilerle samimi sohbetti. İman ve Kur'an'ı Kerim ile alışmak, rehber Hamanei’nin bu görüşmedeki beyanatının önemli noktalarından biriydi. Ayetullah Hamanei öğrencilere Kur'an'ı Kerim ve dualarla daha fazla alışmayı tavsiye ederek, öğrencilere en önemli tavsiyesi iman gücünü takviye etmek olduğunu, çünkü ancak güçlü imanla sorunların ve baskıların üstesinden gelebileceklerini ve mücadelelerini sürdürebileceklerini vurguladı.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei aynı çerçevede ülkenin içinde bulunduğu özel ve hassas şartlara değinerek bu durumu Allah Resulü –s– döneminde Ahzab savaşına benzetti ve bugün dünyanın tüm dünyaperest ve zorba güçleri İran karşısında ortak bir cephede yer aldıklarını ve her taraftan İran’a saldırdıklarını kaydetti.
Ayetullah Hamanei, bu şartlarda imanı zayıf olan veya belki de içinde düşmana eğilimi olan insanlar umutsuzluğa ve hüsrana kapılarak kendilerini hor ve alçak görebileceklerini, ancak güçlü imanı olan insanlar şartlar her ne kadar zorlaşırsa zorlaşsın, güçlü azim ve iradeleri ile direnişlerini sürdürdüklerini vurguladı.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei ayrıca İran milletinin istikbar cephesi ile kaçınılmaz ve kader belirleyici savaşına işaret ederek, bu mücadele İran milleti bağımsız olmaya karar vermesiyle başladığını, çünkü bu durum dünyaya musallat olan zorba güçlerin çıkarları ile çelişki arz ettiğini ifade etti.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei bu savaşın ve bu mücadelenin kaderi hakkında da şu değerlendirmede bulundu: eğer bu mücadele yok edilecek olursa, bunun için şu iki durumdan bir yaşanmalı: ya İslam Cumhuriyeti o kadar güçlenmeli ki sözünü yürütebilmeli ve karşı taraf ona el uzatmaya cesaret edememeli, ki biz bunu takip ediyoruz, ya da esas kimliğini kaybetmeli ve cansız bir beden ruhsuz bir vücut gibi olmalı, yani bazı ülkeler gibi adı İslam Cumhuriyeti olmalı ama içinde İslam’dan hiç bir iz olmamalıdır. Yani bu iki yoldan biri seçilmelidir, üçüncü yol yoktur.
Ayetullah Hamanei konuşmasının devamında İmam Humeyni’nin –ks– İran İslam Cumhuriyeti nizamını korumayı vacip saydığı ünlü sözünü hatırlatarak nizamı korumanın aslında İslam Cumhuriyeti nizamı kendini yükümlü bildiği tüm değerleri korumanın anlamına geldiğini, bu değerler adalet, kalkınma, bilim, ilim, maneviyat demokrasi, yasalara saygı, ülkülere saygı gibi değerlerden ibaret olduğunu vurguladı.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei ayrıca Ramazan bayramı dolaysıyla nizamın önde gelen yetkilileri ve halk kitleleri ile görüşmesinde düşman komplolarına karşı tek mücadele yolu gerçek düşmanı tanımak ve karşısında dik durmak olduğunu vurguladı.
Ramazan bayramını kutlayan Ayetullah Hamanei İslam dünyasının içinde bulunduğu şimdiki şartları ve bölgede katliam, güvensizlik ve kanlı terör saldırılarına işaretle, en önemli meselelerden biri, İslam ümmetinin karşı karşıya bulunduğu sorunların habis ve mübarek olmayan kaynaklarını ve terörü yaygınlaştıran gizli elleri tanımaktan ibaret olduğunu belirtti.
Tüm ülkelerin ve süper güçlerin görecede terörden beraatlarını ilan ettiklerini ve terörle mücadele için çakma ittifaklar kurduklarını hatırlatan Ayetullah Hamanei, bu zümre görecede ileri sürdükleri iddialara karşın pratikte terörü destekleyerek yaygınlaştırdıklarına dikkat çekti.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei Ramazan bayramı hutbelerinde de Irak, Türkiye, Bangladeş ve diğer bazı ülkelerde yaşanan terör saldırıları ve kanlı eylemleri ve Suriye, Libya ve Yemen gibi bazı ülkelerde savaş ve çatışmaları büyük talihsizlik niteledi ve küresel istikbar güçlerinin bölgede savaş güvensizlik ve terör estirmelerinin esas amacı Filistin meselesini unutturmak olduğunu ifade etti.
Geçen hafta İran’ın BM daimi temsilcisi Golam Ali Hoşru BM genel kurulunda terörle mücadele küresel stratejiyi gözden geçirme beşinci oturumunda son günlerde Irak, Suriye, Lübnan, Bangladeş, Türkiye ve Arabistan’da düzenlenen terör saldırılarını kınadığı konuşmasında terör çok boyutlu bir mesele olduğunu ve terörle mücadele de bölgesel ve küresel bazda çok yönlü bir plan gerektirdiğini ifade etti.
Bazı devletlerin tek yanlı hareket ederek kendilerince liste hazırlamalarını ve başka devletleri terör eylemlerine destek vermekle suçlamalarını şiddetle kınayan Hoşru, bu tür tutumların siyasi garezlerden kaynaklandığını ve ayrıca uluslararası hukuka aykırı olduğu gibi tamamen bu ülkelerin siyasi hedefleri doğrultusunda bir hareket olduğunu ifade etti.
Hoşru ayrıca Amerika yönetiminin İran merkez bankasının mal varlığına el koyma kararını ve mali ve bankacılık ve yargı sistemlerini İran’a asılsız suçlamaları yöneltmek ve İran milletine baskı uygulamak için kötüye kullanmasını uluslararası hukuka aykırı hareket etmenin en somut örneği olduğunu belirterek İran İslam Cumhuriyeti mal varlığının iadesi için başta uluslararası adalet mahkemesi olmak üzere tüm yasal yollara baş vuracağını kaydetti.
Bir başka gelişmede geçen hafta Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, Amerika yönetimi Bercam nükleer anlaşmasına aykırı olan her türlü durumu bertaraf etmekle yükümlü olduğunu vurguladı.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Kasımi, Amerika temsilciler meclisinin İran’a Boeing uçaklarının satışı yasaklayan kararına gösterdiği tepkide, İran Amerika’nın içişleri ile ilgilenmediğini belirtti.
Sözcü Kasımi, ancak Washington yönetimi Bercam’la ilgili her türlü aykırı durumu bertaraf etmekle yükümlü olduğunu vurguladı.
Kasımi ayrıca, Amerika yönetiminin bunu nasıl yapacağı kendi sorunu olduğunu, Amerika’da iç ihtilaflardan doğacak zararlar da kendilerini etkileyeceğini ifade etti.
Geçen hafta İran devlet radyo televizyon kurumu İDRT Başkanı Abdulali Ali Asgeri’nin katıldığı törenle Ramazan bayramı arifesinde dış yayınlar servisinin yeni haber ajansı Pars Today resmen faaliyete geçti.
Törende konuşan İDRT Başkanı Ali Asgeri kurumun multi medya ve çok dilli habercilik anlayışı üzerinde yaptığı yatırımlarla izlediği uzun vadeli hedeflerine işaretle şöyle konuştu: İran tüm dünyaya söyleyecek sözü vardır ve bu çerçevede İslam müslümanlar ister gayri müslimler olsun tüm dünyaya has ve güdümlü mesajları söz konusudur, dolaysıyla en gelişmiş teknolojilerden ve altyapılardan ve yöntemlerden yararlanarak mesajlarını muhatap kitlesine ulaştırabilmelidir. Pars Today internet sitesinin amacı ise dünyada tüm insanlara özellikle siyasi, sosyal ve kültürel alanlarla ilgili doğru ve güncel mesajları iletmektir.
Pars Today aralarında Türkçenin de bulunduğu 32 dile yayımlanıyor. Bu sitede en güncel haberler ve görüntüler sanal ortamda muhataplara ulaştırılıyor.
Geçen hafta rehberin Hac ve ziyaret kurumundaki temsilcisi Gazi Asger Suud rejiminin bu yılki Hac farizesi yolunda çıkardığı yeni engellere ve gelecek yıllarda İranlı hacıların ziyareti ile ilgili müzakerelerin sürecine işaretle, Suud rejimi yetkilileri tamamen siyasi sebeplerden ötürü İranlı hacıların kutsal topraklara ve vahiy diyarına ziyaretini engellediğini belirtti.
İranlı tarafın en büyük kaygısı hacıların güvenlik durumu olduğunu belirten Gazi Asger geçen sene Mina faciasında 461 İranlı hacı ve Mescidi Haram hadisesinden de 13 İranlı hacı şehit düştüğünü, bu yüzden hacıların gönderirken ilkin onların güvenliğini temin etmek gerektiğini ve bunun zeminini de Suud rejiminin yetkilileri hazırlamaları gerektiğini ifade etti.
Bilindiği üzere geçen sene Hac ziyareti sırasında Suud rejiminin kifayetsizliği yüzünden kurban bayramı sırasında Mina’da yaşanan faciada aralarında 461 İranlı hacının da bulunduğu yedi bini aşkın hacı hayatını kaybetmişti.
İran İslam Cumhuriyeti Suud rejiminin yetkilileri ile müzakerelerinde İranlı hacıların izzeti kerameti ve güvenliği korunacak şekilde Hac farizesine katılmalarına imkan sağlayacak bir dizi tedbirleri önerdi ve bu bağlamda her türlü işbirliğine de hazır olduğunu belirtti. Ancak Suud rejiminin tefrikacı ve mazaret peşinde olan tutumu üzerinde ısrarla durması bu yıl İranlı hacıların vahiy topraklarına gitmeleri konusunda uzlaşma sağlanmasını engelledi.
İran Hac ve ziyaret kurumu Başkanı Said Ohadi, Arabistan Hac kurumu İranlı yetkilileri Hac anlaşmasını imzalamadığını ileri sürmelerine işaretle İran hacılarının güvenliğini güvence altına almayan hiç bir anlaşmayı imzalamayacağını vurguladı.
Nitekim son günlerde umre sırasında Mekke ve Mescidi Haram’da yaşanan hadiselerde onlarca hacı hayatını kaybetti veya yaralandı. Ohadi, Arabistan geçmişte yaşanan bu hadiselerden ders çıkarması ve İslam ülkelerinin kapasitelerinden Hac farizesinin en muhteşem şekilde düzenlenmesi yolunda yararlanması gerektiğini belirtti.
Geçen hafta İranlı ünlü yönetmen Abbas Kia Rüstemi tedavi için gittiği Fransa’da hayatını kaybetti.
Kia Rüstemi bir süre İran’da yakalandığı kanser hastalığının tedavisi ile uğraşıyordu ve en son tedavisini sürdürmek üzere Paris’e gitti.
Kia Rüstemi 1940 yılında İran’ın başkenti Tahran’da dünyaya geldi. Kia Rüstemi 1997 yılında Kiraz tadında adlı eseri ile Cann film festivalinin altın ödülünü kazandı. Kia Rüstemi İran ve dünya sinemasına unutulmaz eserler kazandırdı. Bu eserlerin her biri uluslararası film festivallerinde birer yıldız gibi parladı. Dostun evi nerede ve zeytin ağacının altında bu seçkin sanatçı ve usta yönetmenin eserleriydi.
Deniz kuvvetleri komutan Amiral Habibullah Seyyari, İran’ın tüm sahilleri boyunca füze savunma sistemleri ve elektronik savaş cihazları yerleştirildiğini açıkladı.
Bültenimizi Amiral Seyyari’nin açıklamasıyla ilgili hazırladığımız haberimizle noktalıyoruz.
Deniz kuvvetleri komutanı Amiral Habibullah Seyyari geçen hafta Tahran’da düzenlenen bir törende yaptığı konuşmada donanmanın savaş yeteneklerinin geliştirildiğini belirterek, bu çerçevede İran’ın tüm sahilleri boyunca güçlü füze savunma sistemleri, elektronik savaş cihazlarını ve deniz şartlarında görev yapabilen İHA’ları yerleştirdiklerini kaydetti.
Amiral Seyyari, hali hazırda İran donanmasına bağlı deniz görev grupları büyük okyanus, Güney Çin denizi, Güney Hint okyanusu, Akdeniz ve Hazar denizinde boy gösterdiklerini ve elektronik savaş, İHA ve havadan karaya muharebe gücü yüksek seviyede tutulduğunu vurguladı.
Deniz kuvvetleri komutanı Amiral Seyyari, İran deniz görev grupları uluslararası açık denizlerde gemilerin seyrinin güvenliğini temin ettiğini belirterek şimdiye kadar üç bin gemi Hint okyanusu, Aden körfezi ve Babul Mendeb boğazında koruma altına alındığını, İran deniz görev grupları dünyanın dört bir yanına açıldığını ifade etti.
Amiral Seyyari ayrıca 2017’nin başında Fatih denizaltıları da donanmanın envanterine katılacağını belirterek hali hazırda İran’ın Kadir denizaltıları donanmaya eşlik ettiğini vurguladı.015