İran'ın son siyasi gelişmeleri
Geçen hafta İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’in Afrika’nın batısını ziyaret etmesi, Suud rejimi ve korsan İsrail’in İran’a karşı sinsi hareketleri, Dışişleri Bakanı Zarif’in sapkın akımlarla ilgili alçıklaması, İran ve Pakistan yetkililerinin Tahran’da görüşmeleri ve İran’ın nükleer programı ile ilgili hazırlanan rapor, İran’ın en önemli gelişmeleriydi.
Geçen hafta İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif Batı Afrika’da dört ülkeyi ziyaret etti. Zarif’in uğradığı ilk ülke Nijerya idi. Zarif geçen Pazar günü Batı Afrika turunu Nijerya ile başladı. Zarif daha sonra Gana, Gine Konakeri ve Mali ülkelerini ziyaret ederek bu ülkelerin üst düzey yetkilileri ile temaslarda bulundu.
Zarif’e bu ziyaretinde üst düzey siyasi ve iktisadi bir heyet eşlik etti. Zarif Afrika ülkelerini ziyaretinde bu ülkelerin üst düzey yetkilileri ile başta iktisadi ve siyasi alanlar olmak üzere çeşitli alanlarda işbirliğini geliştirme yollarını masaya yatırdı.
Bu ziyaret, Dışişleri Bakanı Zarif’in Afrika kıtasına yaptığı üçüncü ziyaret turuydu. Zarif ilk turda Afrika’nın doğusunda Kenya, Uganda, Brundi ve Tanzanya’yı ve ikinci turunda da kuzeyde Cezayir ve Tunus’u ziyaret etmişti.
Dışişleri Bakanı Zarif Batı Afrika turunu 29 Temmuz’da tamamladıktan sonra yurda döndü.
Dışişleri Bakanı Zarif Afrika kısasına düzenlediği üçüncü tur ziyaretinde gittiği ülkelerde yaşayan İranlı vatandaşlarla görüştü ve onlara konuşma yaptı.
Zarif Gana’da yaşayan İranlı vatandaşlarla bir araya geldiği oturumda Bercam nükleer anlaşmasının getirilerine değindi ve şimdi İranofobia atmosferi dağıldığını, fakat buna karşın bu alanda siyonist rejim İsrail ve İran düşmanları ve en başta Suud rejimi büyük yatırımlar yaparak İran aleyhinde karalama kampanyaları yürüttüklerini kaydetti.
Suud rejiminin izlediği politikaları eleştiren Dışişleri Bakanı Zarif, Riyad rejimi Yemen savaşında büyük yatırım yapmasına karşın ve Irak ve Suriye’de tekfirci IŞİD terör örgütünü desteklemesine rağmen bölgesel politikaların en büyük kaybeden tarafı olduğunu ifade etti. Zarif, İsrail ve Arabistan eşgüdümlü iki rejim olduğunu bu ikilinin işbirliği artık iyice gün ışığına çıktığını ve örtbas edilemediğini vurguladı.
Geçen hafta İran, nükleer programı ile ilgili bazı gizli belgelerin medyaya sızdırılmasına gösterdiği tepkide UAEK’una bir itiraz mektubu yazdı. Bu haberi geçen hafta İAEK sözcüsü Behruz Kemalvendi açıkladı. Kemalvendi, Associated press haber ajansında İran’ın uzun vadeli nükleer programı ile ilgili yayımlanan bilgilerin gizli kalması gereken bilgiler olduğunu, İran bu bilgilerin UAEK tarafından medyaya sızdırıldığını düşündüğünü belirtti. Kemalvendi bu belge Bercam nükleer anlaşması nasıl bir eğilimle izlenmekte olduğunu gösterdiğini, oysa esas mesele bu tür belgelerin gizli tutulmasından ibaret olduğunu, bu zafiyet bundan önce de ajansın tutumunda göze çarptığını ve şimdi de bu tür gizli belgelerin bir kez daha ifşa edilmeyeceği yönünde hiç bir güvence bulunmadığını ifade etti
Geçen hafta İAEK Başkanı Ali Ekber Salihi muhabirimize verdiği demeçte İran’ın ITER adlı uluslararası termonükleer reaktörünün 36. Üyesi olarak kabul edilmesi için gereken hazırlıkların tamamlandığını açıkladı.
Projenin gelecek 30 veya 40 yılda ticarileşme aşamasına geleceğini kaydeden İAEK Başkanı Salihi, buna göre bu projeye üye olmak için oluşan fırsatı değerlendirmeleri ve böylece 30 yıl sonra İran’da termonükleer reaktöre sahip olabilmek için gereken zemini hazırlamaları gerektiğini vurguladı.
İran’ın ağır su ihtiyacı yılda 20 ton olduğunu belirten Salihi, İran bu kapasiteyi geliştirme yeteneğine sahip olduğunu ifade etti.
İAEK Başkanı Salihi ayrıca, meclisin Enerji Komisyonu’na Bercam nükleer anlaşması ile ilgili son durumu ve uygulamalarını anlattı.
Salihi, araştırma ve geliştirme alanında sarı pasta ve ağır su üretimi ve maden arama faaliyetleri geniş çapta devam ettiğini belirtti.
Salihi, Fransızlar İran’ın kapasitelerini yakından ziyaret ettiklerini ve gelecekte işbirliği yapmayı olumlu karşıladıklarını vurguladı.
Salihi ayrıca, ABD sözünü tutmadığı takdirde, İAEK eski konuma geri dönmek için tam hazırlıklı olduğunu ifade etti.
Geçen hafta Pakistan milli güvenlik danışmani üç günlük resmi bir ziyaret çerçevesinde Tahran’a geldi ve İranlı yetkililerle ortak sınırların güvenliğini görüştü.
İçişleri Bakanı Abdurrıza Rahmani Fazli Pakistanlı yetkili ile görüşmesinde, İran ve Pakistan arasında 900 km ortak sınır, dini, kültürel ve tarihi ortaklıklar iki ülke arasında stratejik ilişkilerin oluşmasına vesile olduğunu belirtti. İran Pakistan milleti için barış, güvenlik ve kalkınma arzu ettiğini belirten Bakan Fazli, bu arzuların hayata geçmesi için tüm imkanlarını kullanacaklarını kaydetti. Bakan Fazli ayrıca İran ve Pakistan arasında ortak sınır komitesi ve güvenlik komitesi gibi komitelerin kurulması için hazır olduğunu belirterek, bölge milletlerinin en büyük kaygısı, IŞİD ve diğer sapkın terör örgütleri gibi İslam hakikatinden uzak olan din, bağımsızlık ve özgürlük ve istiklalin düşmanları olan ortak düşmanların varlığı ve ayrıca ecnebilerin müdahaleleri olduğunu ifade etti.
Görüşmede Pakistan milli güvenlik daşınmanı Muhammed Nasır Cancua da bölgede hakim olan krizlere karşın İran ve Pakistan birlikte hareket ettiklerini ve ortak yatırımları ile bölgede barış ve güvenliğe katkı sağladıklarını kaydetti.
İMGYK Sekreteri Şamhani Tahran’a üç günlük ziyaret gerçekleştiren Pakistan milli güvenlik danışmanı General Nasır Han Cancua’yı kabul etti.
Görüşmede Şamhani, ortak sınırlarda güvenliğin korunmasına ve her türlü kaçakçılık ve eşkiya çetelerle mücadele zaruretine vurgu yaptı.
IŞİD ile mücadeleye vurgu yapan Şamhani ayrıca, bazı ülkelere teröristleri kullanarak İran sınırlarında güvensizlik yaratmamalarına müsaade etmeyeceklerini kaydetti.Görüşmede Cancua da İran ile güvenlik ve istisadi işbirliğini geliştirmek istediklerini kaydetti.
Pakistan Başbakanı Milli Güvenlik Danışmanı Nasır Han Cancue’nin İran’a yaptığı üç günlük ziyaretinin sonunda ortak bir bildiri yayımlandı.
Bildiride taraflar ikili ilişkilerin geliştirilmesine, bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına, İslam dünyasının meselelerini çözümleme sürecinde ve terör ve radikalizmle mücadelede ortak hareket edilmesine vurgu yaptı.
Bildiride özellikle İslam ülkelerinin vahdetini hedef alan ve türlü komplolara sebebiyet veren sapkın akım IŞİD ile mücadele, İran ve Pakistan’ın üzerinde durduğu önemli başlıklardan biriydi.
Geçen hafta bölgede hain terör saldırıları ard arda gerçekleşti. Geçen hafta Afganistan’ın başkenti Kabil’de düzenlenen intihar eyleminde onlarca kişi hayatını kaybetti veya yaralandı.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, Kabil’de masum insanların ölümü veya yaralanması ile sonuçlanan terör saldırısını şiddetle kınadıklarını açıkladı.
Kabil’de düzenlenen ve onlarca vatandaşın hayatını kaybetmesi veya yaralanması ile sonuçlanan hain terör saldırısına İran’dan hemen tepki geldi.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, Kabil’de masum insanların ölümü veya yaralanması ile sonuçlanan terör saldırısını şiddetle kınadı ve kurbanların ailelerine, Afganistan milleti ve devletine başsağlığı diledi.
Terör nerede ve kime karşı olursa olsun, asla kabul edilemez olduğunu belirten Sözcü Kasımi, bu şom afet ancak tüm ülkelerin elele vererek mücadele etmeleri durumunda yok edilebileceğini vurguladı.
Bölgede yaşanan bir başka terör saldırısı Irak’ın Kazemeyn kentinde gerçekleşti.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, Irak’ın Kazemeyn kentinde düzenlenen ve onlarca Iraklı vatandaşın şehit düşmesi ile sonuçlanan terör saldırısını kınadı.
Sözcü Kasımı, saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine, Irak milleti ve devletine başsağlığı ve yaralılara acil şifa diledi.
Kasımi bir kez daha uluslararası camianın tekfircilere ve teröristlere karşı mücadelede Irak milleti ve devletine etkili destek vermeleri gerektiğini vurguladı.
Suriye’nin Kamışlı kentinde de benzer terör saldırısı yaşandı. Saldırıda çok sayıda Suriyeli vatandaş hayatını kaybetti.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, Suriye’nin Kamışlı kentinde düzenlenen ve çok sayıda Suriyeli vatandaşın ölümüne veya yaralanmalarına yol açan hain terör saldırılarını kınadı.
Sözcü Kasımi, İran İslam Cumhuriyeti defalarca terörü yok etmek için en başta haksız yere dünyaya gerçek İslam gibi tanıtılan bölgede tekfirci radikal düşüncelerin köklerini kurutmak gerektiğini vurguladı.
Kasımi, bunun için uluslararası azim ve irade ile birlikte teröristlerin silah ve mali desteklerinin yolları kapatılması gerektiğini ifade etti.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi’nin kınadığı bir başka cinayet ise Yemen’in Taaz eyaletinde Sarari köyüne Arabistan’ın başını çektiği ittifaka bağlı güçlerin düzenlediği saldırıydı.
Sözcü Kasımi, bu cinayet organize bir şekilde ve sivil insanlara yönelik düzenlenen bir saldırı olduğunu ve açıkça savaş suçu ve beşeriyete karşı suç sayıldığını vurguladı
İran’da cumhurbaşkanlığı seçim tarihi açıkladı. İran içişleri bakanlığı 18 Mayıs 2017 tarihini 12. Dönem cumhurbaşkanlığı ve 5. Dönem kent ve köy İslamî konseyleri ve İslamî şura meclisi ara seçimlerinin tarihi olarak açıkladı.
Bu tarih anayasayı kollama ve koruma konseyi tarafından içişleri bakanlığına bildirildi. İçişleri bakanlığı açıklamada gelecek yıl düzenlenecek seçimler için gereken planlamaların yapıldığını ve seçimlerin açıklanan yasal tarihte düzenleneceğini vurguladı.015