İran'ın son siyasi gelişmeleri
Geçen hafta İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei’nin halk kesimleri ile görüşmesinde yaptığı konuşma, Cumhurbaşkanı Ruhani’nin televizyonda halka hitaben konuşması, İslamî insan hakları günü etkinlikleri, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Kasımi’nin Arabistan’nın Hac farizesi ile ilgili tutumu ve milli güvenlik ve dış politika komisyonu Başkanı Burucerdi’nin Beyrut ve Şam temasları, İran’ın en önemli gelişmelerinden bazılarıydı.
Geçen hafta İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei, çeşitli halk kesimlerinden binlerce kişiyi kabulünde yaptığı konuşmada Bercam anlaşmasının uygulanması üzerinden 6 ay geçtiği halde, halkın yaşamı üzerinde hiç bir hissedilebilir etkisi olmadığını vurguladı.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei, Bercam nükleer anlaşması, Amerikalılarla müzakere etmenin faydasız olduğununu ve onlara güvenilemeyeceğini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.
Ayetullah Hamanei, bugün hatta nükleer müzakerelere katılan diplomatlar bile Amerika’nın sözünü tutmadığını ve anlaşmanın uygulanması yolunda engel çıkardığını dile getirdiğini vurguladı.
Karşı taraf yaptırımların birden kaldırılacağını söylediğini belirten Ayetullah Hamanei, şimdi ise yaptırımların tedrici kaldırılmasından dem vurduklarını, bu da Amerikalı gibi zümrelerle müzakere edilmemesi gerektiğini ortaya koyduğunu kaydetti.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei, İran milletinin çeşitli kesimlerinden binlerce kişi ile görüşmesinde yaptığı konuşmanın bir bölümünde Türkiye’de yaşanan başarısız darbe girişimine ve Amerika’nın bu darbe ile ilişkisine değindi.
Ayetullah Hamanei, Türkiye’deki son olaylarda, darbenin Amerikalıların tedbirleri ve tedarikleri ile gerçekleştiği yönünde ciddi bir suçlama söz konusu olduğunu, bu konu ispat edildiği takdirde Amerika için büyük bir rezalet olacağını belirtti.
Ayetullah Hamanei, Amerikalılar İslam ve İslamî eğilimlere karşı olduklarını ve bu yüzden İslamî eğilimlerin söz konusu olduğu Türkiye’de darbe yaptırdıklarını belirtti.
Ayetullah Hamanei, gerçi bu hareket bastırıldığını ve Amerika Türkiye milletinin gözünde menfur olduğunu vurguladı.
Bölgede yaşanan gelişmelere de temas eden İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei, Suud rejiminin siyonist İsrail rejimi ile ilişkilerinin aleni hale gelmesi de İslam ümmetine arkadan vurulan hançer ve büyük bir ihanet sayıldığını, fakat bu büyük haltta da ABD’nin rolü bulunduğunu, çünkü Suud rejimi Amerika’nın kuklası olduğunu vurguladı.
Ayetullah Hamanei bölge meselelerinin tek çözümü müslüman milletlerin ve devletlerin vahdeti ve Amerika ve bazı Avrupa ülkeleri gibi müstekbir güçlere ve hedeflerine karşı direnmek olduğunu kaydetti.
Cumhurbaşkanı Ruhani, Bercam nükleer anlaşması İran milletine izzet kazandırdığını belirtti. Doğalgaz Milli Firması’nın 50 kuruluş yıldönümü dolaysıyla düzenlenen törende nükleer anlaşmayı değerlendiren Cumhurbaşkanı Ruhani, anlaşmanın İran milletine izzet getirdiğini belirtti.
Ruhani, düşmanlar nükleer meseleyi bahene ederek, petrol ihracatına kısıtlama getirdiğini ve İran milletinin refahını ve yaşamını olumsuz yönde etkilemeye çalıştığını kaydetti.Başkaları İran’ın petrol ihracatı hakkında karar vermeleri izzet ve iradesine aykırı olduğunu belirten Ruhani, İran milletinin izzeti iradesine ve iradesi de doğru politika izlemesine bağlı olduğunu ve slogan atmak izzet getirmediğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Ruhani geçen hafta ayrıca canlı tv programında da halka hitaben yaptığı konuşmasında Amerika’nın Bercam nükleer anlaşmasında sözünü tutmadığını belirterek karşı tarafın bu anlaşmada müsamahakar davranmasına karşın anlaşmanın İran ve ekonomisi için iyi bir atmosfer oluşturduğunu kaydetti.
Ruhani, İran düşmanları İran’ı BM’de ve UAEK kararnamelerinde uluslararası barış ve güvenliğe yönelik tehdit olarak ileri sürdürlerini, ancak bugün bu şartlar ve İran korkusu ortadan kaldırıldığını vurguladı.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei’nin eğer karşı taraf da yükümlülüklerine yerine getirseydi, hem kendi lehine ve hem bölgenin lehine olduğuna yönelik sözlerine işaret eden Ruhani, bu anlaşma karşı taraf için büyük bir sınav olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: eğer Amerikalılar iyi niyetli ve dakik bir şekilde Bercam’ı uygulasaydı, eğer engellemelere son verseydi, belki de İran karşı tarafa güvenebilirdi ve başka konuları da müzakere etmeye razı olabilirdi.
Bir başka gelişmede geçen hafta Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, Amerikan casusluk örgütü CIA Başkanı John Bernnan’ın İran hakkında sarf ettiği sözleri yersiz ve hatta şaibeli niteledi. Kasımi, CIA Başkanı Bernnan’ın İran ve Amerika arasında geniş konular hakkında görüşme yapıldığı yönündeki açıklamasını reddederek iki ülke arasında nükleer meseleden başka hiç bir konu görüşülmediğini ve görüşülmeyeceğini vurguladı.
Bernan İran’ın iç meseleleri hakkında yersiz açıklamalarda bulunacak mevkide bile olmadığının altını çizen sözcü Kasımi, Amerikalı yetkililer psikolojik savaş çerçevesinde ve İran toplumunda kutuplaşma ve tefrika yaratmak amacıyla bu tür açıklamaları gündeme getirdiklerini belirterek Bernnan’ın açıklamalarını kınadı.
Geçen hafta İran’da 4 Ağustos günü İslamî insan hakları günüydü. Bu gün dolaysıyla Tahran’da yargı erkine bağlı insan hakları merkezi Başkanı Muhammed Cevad Laricani’nin konuşması ile İslamî insan hakları günü zirvesinin açılışı gerçekleşti. Laricani konuşmasının bir bölümünde batıyı eleştirerek Batılı devletlerin hatta kendi sözlerini tutmadıkları kendilerine ispat edilen bir konu olduğunu belirtti.
İnsan hakları merkezi Başkanı Muhammed Cevad Laricani konuşmasının devamında, Batılıların İslam’a ve diğer semavi dinlere karşı tutumu sürekli dayatmacı bir tutum olduğunu, oysa insan hakları dayatma ile asla bağdaşmadığını kaydetti.
İslamî insan hakları günü oturumunda İslamî insan hakları ödülü dağıtıldı. Bu yılki ödülü Bahreynli büyük şii alim Ayetullah şeyh İsa Kasım ve bayan Arzu Merali ortaklaşa kazandı.
Ayetullah şeyh İsa Kasım Bahreyn halkının haklarını barışçıl bir şekilde savunmakta ve dini demokrasi yolunda verdiği mücadelede sarf ettiği emek için bu ödüle layık görülürken, londra İslamî insan hakları komisyonu araştırma merkezi genel sekreteri bayan Arzu Merali de müslümanların haklarını savunmakta etkili rol ifa etmesi ve İslamofobia ile mücadeleleri için üçüncü İslamî insan hakları ödülüne şeyh İsa Kasım’la birlikte layık görüldü.
Oturumun devamında insan hakları merkezi Başkanı Muhammed cevad Laricani Batı’nın İranlı 30 bin vatandaşı şehit eden münafıklar terör örgütüne karşı tutumunu eleştirerek, Dışişleri Bakanlığı Avrupa ile insan hakları alanında müzakere etmekle görevlendirildiğini kaydetti.
BM İran özel raportörü Ahmet Şehid’in İran’a insan hakları durumu ile ilgili raporunu da eleştiren Laricani, Ahmet Şehid’in tüm raporları yanlış bilgilere ve düşmanların propagandalarına ve yalanlarına dayandığını ve gerçeklerle bağdaşmadığını ve sadece malum devletlerin elinde birer malzeme olduğunu vurguladı.
Aynı konuda Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi de Batılı yetkililerin İran’da teröristlerin idam cezasına çarptırılmasına yönelik tutumunu eleştirerek bunu İran’ın içişlerine karışmak niteledi ve bu sözleri kesinlikle kınadıklarını vurguladı. Sözcü Kasımi, İran İslam Cumhuriyeti terörle mücadelede ve bazı malum ülkelerin desteklediği terör örgütlerine karşı sürekli kesin tavır koyduğunu ifade etti.
Sözcü Kasımi, İran yargı kurumundan alınan bilgilere göre düşmanların İran’da tekfirci terör örgütü kurmak ve İran’da silahlı eylem yaptırmak ve masum insanları ve özellikle ehli sünnet alimleri kırdırmak istediğini ve bu çerçevede çok sayıda silah ve patlayıcı madde İran’a soktuklarını, ancak tüm bunlar ele geçirilerek teröristlerin etkisiz hale getirildiğini belirtti.
Geçen hafta Mina faciasının kurban aileleri Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’e bir mektup yazarak facianın takip sürecini gündeme getirdi. Mektuba cevap veren Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Kasımi, bu facianın takipçisi olduklarını ve İran yönetimi bu faciada hayatını kaybedenlerin maddi manevi tüm haklarını almak için tüm gücünü sarf ettiğini ifade etti.
Geçen sene Hac farizesinde kurban bayramı gününde aralarında 464 İranlı hacının da bulunduğu binlerce hacı Mina’da düzenlenen merasim sırasında Suud rejiminin kifayetsizliği ve beceriksizliği yüzünden hayatını kaybetti.
Geçen hafta bebek katili Suud rejiminin BM temsilcisi Abdullah Muallimi utanmazlığı had safhaya yetirerek İran ve Hizbullah hareketini Suriye’de çocuk haklarını ihlal etmekle suçladı. Arabistan gibi bebek ve çocuk katili bir rejimin bu suçlaması ise kamuoyunu kandırmaya yönelik acı bir mizah sayılır. BM yaklaşık bir ay önce yayımladığı raporda açıkça Arabistan’ı Yemenli çocukların katili ilan etti, fakat daha sonra Riyad’ın baskıları yüzünden bu rejimin adını çocuk katili rejimlerin listesinden çıkarmak zorunda kaldı.
BM genel sekreteri Ban Ki Moon geçen Salı günü güvenlik konseyine Yemen’de işlenen insan hakları ihlalleri ve Arabistan’ın adını çocuk haklarını ihlal eden rejimlerin listesinden çıkarmaya yönelik aldığı kararın konusunda sunduğu raporunda Yemenli çocukları koruma konusunda hala ciddi kaygıları bulunduğunu itiraf etti.
BM genel sekreterinin bu hareketi Suud rejimini öylesine küstahlaştırdı ki hatta BM temsilcisi daha çok siyasi mizaha benzeyen bir çıkış yaparak hatta IŞİD ve Boko haram ve Eşşebab gibi bizzat besledikleri terör örgütlerine karşı olduklarını söylemeye ve kendi evlatları olan bu canilerin cinayetlerini kınamaya başladı.
İslamî Şura Meclisi Milli Güvenlik Komisyonu Sözcüsü Hüseyin Nakavi Hüseyni, komisyondan üç kişilik bir heyet Suriye ve Lübnan’a gittiğini açıkladı.Heyete komisyon Başkanı Alaeddin Burucerdi başkanlık ettiğini belirten Hüseyni, bu ziyaret dört gün süreceğini ifade etti.Burucerdi, Beyrut’ta Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah’la görüştü.
İran meclisinden bir heyet başkanlığında Lübnan’a gelen Burucerdi, Nasrullah’la bölgede yaşanan son güvenlik ve siyasi gelişmeleri ele aldı.
Görüşmede Burucerdi, Lübnan harita üzerinde küçük bir ülke gibi gözükmesine karşın, bölgede büyük rol ifa ettiğini vurguladı.
Burucerdi ayrıca, Lübnan’da cumhurbaşkanlığı seçimi için ancak Lübnanlı tarafların uzlaşması gerektiğini, uzlaşmanın bir an önce sağlanmasını umduklarını kaydetti.
İslamî Şura Meclisi Milli Güvenlik Komisyonu Başkanı Alaeddin Burucerdi, Lübnan temaslarını tamamlayarak, Suriye’nin başkenti Şam’a geçti.
Burucerdi Şam’da Suriye Meclis Başkanı bayan Abbas ile görüştü.
Görüşmede Burucerdi, iki ülkenin ilişkilerini derin ve kopmaz niteledi ve Suriye ordusunun 80 ülkenin Suriye’ye dayattığı savaşta zaferleri, İran milletini ve devletini sevindirdiğini kaydetti.
Terör belası hamilerine geri dönmeye başladığını belirten Burucerdi, Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın direnişi hedef alan teröre karşı dik duruşu onur kaynağı olduğunu vurguladı.
Burucerdi, Perşembe günü Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad ile de görüştü. Görüşmede iki taraf, ikili önemli konuları ve siyasi ve iktisadi ilişkileri ele aldı.Görüşmede iki ülkenin tarihî ilişkilerinin derinliğine vurgu yapan Burucerdi, bu ilişkilerin çok derin ve kopmaz olduğunu vurguladı.
Ve son olarak geçen hafta İran ve Afganistan Dışişleri Bakanı Yardımcıları Tahran’a bir araya gelerek ikili ilişkileri masaya yatırdı.
Afganistan Dışişleri Bakanı Yardımcısı Hikmet Halil Karzai geçen Çarşamba günü İran Dışişleri Bakanı Yardımcısı İbrahim Rahimpur’le iki ülkenin siyasi, güvenlik, askeri, iktisadi, kültürel ilişkilerinin yanı sıra terör ve uyuşturucu madde kaçakçılığı ile mücadelelerini görüştü.
İki yetkili ayrıca İran ve Afganistan arasında ikili ticaretin yolundaki engelleri bertaraf etme yollarını ve yine İran’da yaşayan Afgan göçmenlerini ikamet meselesini ve diğer bazı önemli konuları ele aldı.015