İran'ın son siyasi gelişmeleri
Geçen hafta İmam Humeyni –ks– Hüseyinesi savunma bakanlığı ve savunma sanayiinin kazanımlarının sergilendiği fuara ev sahipliği yaptı.
Fuarda İran’ın füze, radar, deniz kuvvetleri teçhizatı, optik teçhizat, zırhlı araçlar, İHA ve iletişim merkezleri ile ilgili kazanımları sergilendi.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei yaklaşık iki saat boyunca fuarı gezerek İranlı uzmanların gelişmiş teknolojik ve bilim temelli kazanımlarını yakından izledi ve gerekli bilgileri aldı. Fuarda radar sistemleri, ileri teknoloji elektronik savaş cihazları, omuzdan fırlatılan yeni füzeler gibi kazanımlar sergilenirken, bu yeni kazanımlar hakkında İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei’ye gerekli bilgi verildi.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei fuarı gezdikten sonra savunma Bakanı ve bakanlığı önde gelen komutanları ve uzmanlarına hitaben yaptığı konuşmada, savunma ve taarruz gücünün geliştirilmesi İran İslam cumhuriyetinin en doğal ve en kesin hakkı olduğunu belirtti ve savunma gücünü geliştirme yolunda ilerlemeye devam edilmesine vurgu yaparak, zorba ve sultacı güçlerin insaniyet, vicdan ve ahlakltan hiç bir şey anlamadıkları ve başka ülkelere tecavüz etmek ve masum insanları katliam etmekten çekinmedikleri bir dünyada İran’ın kendi savunma ve taarruz gücünü geliştirmesi gayet doğal olduğunu çünkü bu zorba güçler İran’ın iktidarlı bir devlet olduğunu hissetmedikleri müddetçe ülkenin güvenliği temin edilemeyeceğini ifade etti.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi: Gerçi biz savunma sanayiimizi geliştirirken bazı kısıtlamaları da gözetliyoruz, örneğin bizim dini inancımızın temellerine göre kimyasal silahlar ve nükleer silahlar gibi kitle imha silahları haram ve yasaktır. Kimyasal silahlarla ilgili yasak savunma alanında söz konusudur, fakat savunma alanında kimyasal saldırılara karşı savunma gücümüzü geliştirmenin hiç bir sakıncası yoktur.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei İran İslam cumhuriyetinin stratejik konumu ve ayrıca Batı Asya bölgesinin hassasiyeti ve sultacı devletlerin bu bölgeye yönelik sürekli göz dikmelerine işaretle, milletin ve ülkenin güvenliğini temin etmek için savunma gücünden başka taarruz gücümüzü de geliştirmek gerektiğini kaydetti.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei bazı sultacı güçlerin İran’ın diğer bazı ülkelerde silah ve askeri teçhizat alımından rahatsız olduklarını hatırlatarak, bu güçler akıl ve insaf iddiasında bulunduklarını ve başka ülkelerin bazı savunma teçhizatına sahip olup olmamak için ahlaki salahiyetleri hakkında ahkam kestiklerini, oysa kendileri hiç bir ahlak ilkesine bağlı olmadığını belirtti.
Amerika gibi bir devlet İran İslam Cumhuriyeti hakkında görüş beyan etmek için ahlaki salahiyetten yoksun olduğunu kaydeden Ayetullah Hamanei, ister bugün Amerika yönetimini elinde tutan parti olsun, ister bundan önceki yönetimi elinde bulunduran rakip partisi olsun, hiç birinin ahlaki salahiyeti bulunmadığını, çünkü her iki Amerikalı siyasi parti dünyada büyük cinayetlere ve facialara imza attıklarını vurguladı.
Ayetullah Hamanei, İran Amerika’da bu tür devletlerle taraf olduğunu ve bunlarla müzakere ile uzlaşmaya varmayı düşünmenin büyük hata olacağını kaydetti.
Geçen hafta İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei anayasanın 110. Maddesinin birinci bendini uygulama yönünde aile ile ilgili genel politikaları nizamın maslahatını belirleme kurumu ile istişarenin ardından tebliğ etti.
Bültenimize bu konu ile ilgili raporumuzla devam ediyoruz.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei’nin özel kalem müdürlüğüne bağlı enformasyon sitesinin haberine göre, üç erkin başkanları ve nizamın maslahatını belirleme kurumu başkanına tebliğ edilen aile genel politikalarında şu ifadelere yer veriliyor: Aile İslamî toplumun temel taşı ve temel birimi ve insanın yetişmesi ve yücelmesinin odağı ve İran ve İslam nizamın sağlığı ve gelişmesi ve iktidarı ve manevi yücelişinin dayanağıdır... Aile ekseninde bir toplum inşa etmek ve aile ocağını ve temel işlevlerini evlatların İslamî biçimde yetişmeleri ve büyümeleri ve terbiye edilmelerinin merkezi olarak İslamî aile modeli temelinde takviye etmek ve yasalarda ve kanunlarda ve programlarda ve uygulanan siyasetlerde ve tüm eğitim, kültür, toplum ve ekonomi ve özellikle konut ve kentleşme gibi alanlarda aileyi eksen almak gerekir.
Aile ve cami arasındaki irtibatı İslamî ve milli kimliği korumak ve geliştirmek ve aile ve toplumu korumak ve izdivaç fiilin kolaylaştırmak ve milli bir hareket başlatmak ve toplumda bekarlığı reddetmek ve bu bağlamda uygulamalı politikalar üretmek ve ilahi sünnet temelinde aile ocağının kurulmasına değer vermek, İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei’nin üç erk başkanlarına tebliğ ettiği aile genel politikalarının bazı ana hatlarıydı.
Geçen hafta Afganistan Dışişleri Bakanı Rabbani’nin Tahran ziyaretinin ardından İran, Afganistan ve Hindistan Dışişleri Bakanlıkları yetkilileri üçlü siyasi, iktisadi, kültürel ve transit alanlarda ilgi duyulan ortak konuları görüşmek üzere bir oturum düzenledi. Dışişleri Bakanlığı medya diplomasisi idaresinin bildirdiğine göre geçen Çarşamba günü düzenlenen oturumda Afganistan ve bölgenin son gelişmeleri ele alındı ve taraflar bölgede terör ve radikalizmle mücadelede işbirliğine vurgu yaptı.
Afganistan Dışişleri Bakanı Salahaddin Rabbani geçen hafta İranlı yetkililerle görüşmelerinde bölgesel sorunları ve güvenlik krizlerini ve özellikle tekfirci terör örgütlerinin varlığından kaynaklanan tehlikeyi masaya yatırdı.
Bakan Rabbani, dost ülkelerle terör ve radikalizmle mücadelede işbirliği yapmak ve özellikle komşu ülkelerle işbirliğini geliştirmek, Kabil yönetiminin önceliği olduğunu vurguladı.
Geçen hafta Rusya Dışişleri Bakanı Yardımcısı Sergei Riabekov Tahran’a kısa bir ziyaret gerçekleştirerek İranlı mevkidaşı ile Bercam nükleer anlaşmasında ilerlemeyi ve özellikle yaptırımların kaldırılması yolundaki engelleri ve bazı tarafların yapıcı olmayan tutumu gibi konuları görüştü.
Rus diplomat Riabekov Tahran’da Dışişleri Bakanı Yardımcıları Abbas Irakçi ve Macid Tahti Revançi ile görüştü. Görüşmelerde Bercam’da son durum özellikle yaptırımların kaldırılması ve teknik işbirliği ele alındı.
İran ve Rusya arasında yeni teknolojilerin geliştirilmesi yönünde ikili işbirliği, Fordo nükleer tesislerinde kalıcı izotopların üretilmesi, Buşehr nükleer santralinin ikinci ünitesinin inşaatı, nükleer maddelerin ve teçhizatın temin edilmesi, ağır su alış verişi, UAEK ile teknik işbirliği ve diğer bazı konular görüşmelerde ele alınan başlıklardı.
Geçen hafta Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’un vefat ettiği açıklanmasının ardından Cumhurbaşkanı Dr. Hasan Ruhani Cuma günü Özbekistan cumhurbaşkanlığı vekili Nimetullah Yoldaşov’a Kerimov’un vefatı dolaysıyla bir taziye mesajı gönderdi. Ruhani mesajında İran milleti ve devletinin Özbekistan milleti ve devleti ile acılarını paylaştığını kaydetti. Ruhani ayrıca vefat eden Cumhurbaşkanı İslam Kerimov için Allah’tan rahmet ve Özbekistan milleti ve devletine başarı ve saadet dileğinde bulundu.
Özbekistan devlet televizyonu Cuma günü 78 yaşındaki Özbek liderin beş gün süren komadan sonra beyin enfarktüsü yüzünden hayata gözlerini yumduğunu duyurdu.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, Arabistan Dışişleri Bakanı Adil Cubeyr’in tekrarlı iddiaları artık sıkıcı olmaya başladığını belirtti.
FHA- Arabistan Dışişleri Bakanı Adil Cubeyr’in İran’ı tekrar suçlamasına tepki gösteren Sözcü Kasımi, bu sözlerin artık sıkıcı olmaya başladığını belirtti.
Sözcü Kasımi, Arabistan rejimi bunun yerine bölgeye yönelik yanlış tutumunu düzeltmesi ve kuruntularından ve Yemen’de masum kadınlara ve çocuklara saldırmaktan el çekerek akılcı olmaya çalışması gerektiğini vurguladı. Kasımi, Suud rejimi dünyada en korkunç terör eylemlerinde eli bulunduğunu ve Yemen’de bebek katili konumuna düştüğüt gibi gerçekleri petrol dolarları ile gizleyemeyeceğini çünkü bütün dünya tüm bu felaketlerin Suud rejimi ve çakma Vahabi tarikatından kaynaklandığını bildiğini kaydetti.
Kasımi, İran İslam Cumhuriyeti için bölgenin güvenliği, terörün kökünün kurutulması, ülkelerin toprak bütünlüğü ve İslam dünyasında vahdetin ve barışın korunması her şeyden önce geldiğini kaydetti.
Geçen hafta BM Tahran koordinatöre BM genel sekreterinin insani işlerden ve acil imdattan sorumlu yardımcısının İran’a iki günlük bir ziyaret yapacağını açıkladı. Açıklamada, BM genel sekreter yardımcısı Stephan Obrain 4 Eylül Pazar günü iki günlük resmi bir ziyaret çerçevesinde başkent Tahran’a geleceği belirtildi.
Haberde BM genel sekreter yardımcısı Brain’ın Tahran’da İranlı üst düzey yetkililerle insani yardım alanında bölgesel işbirliğini ve İran’ın Ortadoğu bölgesinde insani yardım işlerinde koordinasyon bürosu ile işbirliğinin arttırılması gibi konuları görüşeceği kaydedildi.
Bu günlerde ve Hac farizesi yaklaştığı bir sırada İslam dünyası bir kez daha geçen sene Mina faciasında hayatını kaybeden hacıları ve olayın acılarını hatırlamaya başladı. Mina faciası Suud rejiminin Hac farizesini yönetmekte sergilediği acizliğin ve beceriksizliğin sonuuydu, fakat bu rejim hala bu facianın sorumluluğunu üstlenmekten kaçınmaya devam ediyor. Bu çerçevede Dışişleri Bakanı Yardımcısı Hasan Kaşkavi Mina faciasında hayatını kaybedenlerin haklarını aramaya devam edeceklerini vurguladı. Dışişleri Bakanı Yardımcısı Kaşkavi geçen Salı günü Tahran’da Mina faciasında hayatını kaybedenlerin aileleri ile görüşmesinde İran İslam cumhuriyetinin Mina faciasında hacılarını kaybeden tüm ülkelerdeki temsilcilikleri bu ülkelerin yetkilileri ile müzakere etmekle görevlendirildiğini belirtti.
Dışişleri Bakanı Yardımcısı Kaşkavi, şimdiye kadar İran’ın diplomasi kurumunun temsilcileri dünya genelinde Mina faciası ile ilgisi olan ülkelerde 570 resmi ve gayri resmi görüşme gerçekleştirdiklerini belirterek, buna göre bu faciada sonuca ulaşmak üzere uygun zemin hazırlandığını ifade etti.
Kaşkavi İran İslam cumhuriyetinin Cidde başkonsolosluğu Mina faciasında hayatını kaybedenlerin ailelerinin avukatı olarak Arabistanlı 28 avukatla Riyad yönetimine açılacak davayı konuştuğunu ve sonunda iki avukatla yargı sürecinin nasıl başlatılması gerektiği konusunda anlaşmaya vardığını kaydetti.
Geçen sene kurban bayramı sırasında aralarında 464 İranlı hacının da bulunduğu binlerce hacı Mina’da şeytan taşlama sırasında Suud rejiminin tedbirsizliği ve beceriksizliği yüzünden hayatını kaybetmişti.
Bültenimizi spor dünyasından bir kaç kısa haberle noktalıyor.
Geçen hafta İran futbol milli takımı 2018 dünya kupası eleme maçları çerçevesinde kendi grubunda ilk maçını Katar karşısında gerçekleştirdi. Oldukça hassas ve çekişmeli geçen ve stadyumda 80 bin seyirci tarafından izlenen maçta İran Katar’ı 2 – 0 yendi.
İran milli takımı bu rekabetlerin devamında Salı günü Pekin’de Çin milli takımı ile karşılaşıyor.
Geçen hafta İran’ın Sermaye bankası voleybol takımı Asya şampiyon kulüpler kupası çerçevesinde Katar’ın El Arabi voleybol takımını yenerek Asya şampiyonu oldu.
İki takım geçen Çarşamba günü 17. Asya şampiyon kulüpler kupası final maçı çerçevesinde Miyanmar’da karşı karşıya geldi ve İran temsilcisi maçı 3 – 1 kazanarak adını Asya zirvesine yazdı. İran sermaye bankası voleybol takımı Asya şampiyonluğu yanında bir ay sonra Brezilya’da başlayan dünya şampiyon kulüpler kupasına katılma vizesini de kazandı.
Geçen hafta İran grekoromen güreş milli takımı da dünya üçüncüsü oldu. Geçen hafta İran grekoromen güreş milli takımından dört güreşçi Fransa’nın Makon kentinde düzenlenen dünya kupasında mindere çıktı. İran milli takımı maçların sonunda 34 puanlar 51 puanlı Gürcistan ve 40 puanlı Rusya’dan sonra üçüncü oldu.015