Ekim 07, 2016 12:02 Europe/Istanbul

Geçen hafta İslamî İran Gadir-i Hum bayramı dolaysıyla büyük şenliklere ve kutlamalara sahne oldu.

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei geçen Salı günü Gadir-i Hum bayramında çeşitli halk kesimlerinden binlerce kişiyi bayram dolaysıyla kabulünde yaptığı konuşmasında bu büyük bayramı kutlayarak tarihi Gadir-i Hum olayının önemli boyutlarını anlattı.

Gadir-i Hum bayramını büyük ilahi bayram olarak beyan eden bazı tabirlere işaret eden İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei, bu tabirlerin sebebi, Gadir macerasında yaşanan çok önemli bir hadise olduğunu, bu önemli hadise ise İslam’da hükümetin kuralı ve ilkesinin belirlenmesinden ibaret olduğunu kaydetti. Bu ilke aslında İslamî toplumda imamet ve velayet ilkesiydi ve yüce Allah’ın emri üzerine İslam Peygamberi –s– tarafından ilan edildi.

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei İslam dünyasında vahdetin korunması İslam dünyasının yücelmesinde önemli bir bileşen olduğunu belirterek başka İslamî mezheplerin duygularını şia adına kışkırtmanın gerçekte İngiliz şiasının yaptığı iş olduğunu ve sonucu da IŞİD ve El Nusra gibi bölgede büyük cinayetlere imza atan ve Amerika ve İngiltere casusluk örgütüne uşaklık eden örgütlerin türemesi olduğunu ifade etti.

Ayetullah Hamanei konuşmasının bir başka bölümünde de direniş ekonomisine sürekli vurgu yapmasını hatırlattı ve mevcut şartlarda hükümet, meclis ve çeşitli kurumların yöneticileri ve halk kesimlerinin esas görevi düşmanın hedef aldığı noktalara karşı plan yapmak ve hazırlıklı olmaktan ibaret olduğunu vurguladı.

Geçen hafta İran’da kutsal savunma haftası başladı. Bu hafta saldırgan Baas rejiminin İran İslam cumhuriyetine saldırdığı ilk günlerde İran milletinin tüm varlığı ile saldırgan Saddam rejimine karşı direnişi ve baasçıları İran’dan atmadan yerinde durmamasının anısına kutsal savunma haftası olarak adlandırıldı.

Kutsal savunma haftası ayrıca düşmanın elinde esaret günlerine tüm zorluklarına rağmen katlanan cesur yürekli mücahitlerin çektikleri onca acıya ve işkenceye karşın bu savaştan da başı dik çıkmalarının anısına adlandırılmıştır. Bu hafta yine kutsal savunma yıllarında büyük hamasetlere imza atan büyük insanları takdir etme ve anma haftasıdır.

Bilindiği üzere Saddam ordusu Eylül 1980’de karadan ve havadan İran topraklarına saldırdı. Bugün bu saldırının üzerinden 36 yıl geçiyor, fakat İran milleti bu savaşı tüm acıları, zorlukları, yıkımları ve İran’ın mücahit askerlerinin emsalsiz hamasetleri ile birlikte unutmuyor ve İran tarihinde kutsal savunma yılları olarak İran milletinin onur kaynağı sayılıyor.

Saddam rejimi İran’a dayattığı sekiz yıllık savaş boyunca Doğu ve Batı istikbarı ve Fars körfezi bölgesinde yer alan Arap emirliklerinin çok yönlü mali ve askeri ve siyasi desteğinden yararlandı ve böylece savaş makinesini ecnebilerin bölgeye yönelik şom hedeflerinin hizmetine sundu.

Ancak İran ordusu ve İslam inkılabı muhafızlar ordusu İran milletinin tam desteği ile düşmanların tehditlerine karşı direndi ve saldırgan tarafa ve hamilerine unutamayacakları bir ders verdi.

İran İslam Cumhuriyeti askeri dostlarını çerçevesinde pratikte bölgesel bir güç olduğunu ve güvenlik konusunda ister bölgesel ister küresel boyutta olsun her türlü tehdide en kesin ve en ezici şekilde karşılık verdiğini ortaya koymuştur. Geçen hafta kutsal savunma haftası kutlamaları çerçevesinde Tahran ve İran’ın diğer büyük kentlerinde düzenlenen muhteşem askeri geçit törenlerinde İSK’nın sergilediği güç ve iktidarı tüm dostlara ve tüm düşmanlara net bir mesaj verdi. Bu mesaj aslında İSK’nın caydırıcı ve taarruz gücüydü ki düşmanların korkulu rüyası ve dostların toplu güven, barış ve huzur içinde yaşamalarının güvencesidir.

Geçen hafta İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei, İslam inkılabı muhafızlar ordusu komutanlarının zirvesine katılan komutanları kabulünde muhafızlar ordusunu inkılabın güçlü barikatı ve iç ve dış güvenliğin savunmasının bariz bileşeni ve ülkenin kalkınması ve ülkülerine doğru ilerlemesi bağlamında gerekli olan bir kurum niteledi. Başkumandan Hamanei görüşmede ülkenin savunma gücünün korunması ve geliştirilmesi hakkında da önemli beyanatta bulunarak bir kez daha başta ABD olmak üzere sultacı güçlere güvenilemeyeceğini vurguladı.

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei 18 Eylül Pazar günü İslam inkılabı muhafızlar ordusu komutanlarının zirvesine katılan komutanları kabul etti. Ayetullah Hamanei komutanlara hitaben yaptığı konuşmada, muhafızlar ordusunu inkılabın güçlü barikatı ve iç ve dış güvenliğin savunmasının bariz bileşeni ve ülkenin kalkınması ve ülkülerine doğru ilerlemesi bağlamında gerekli olan bir kurum niteledi.

Ayetullah Hamanei İslamî nizamın yumuşak ve manevi gücünün temel bileşenlerinde yapılan bazı tahrifata temas ederek İran İslam cumhuriyetinin yumuşak gücünün en önemli bileşenlerinden biri, başta ABD olmak üzere sultacı güçlere mutlak surette güvenmemekten ibaret olduğunu ve bu güvenmeme duygusu günden güne gelişmesi gerektiğini kaydetti.

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei küresel sultacı güçlere mutlak surette güvenmemeyi İslamî nizamın yumuşak gücünün temel bileşenlerinden biri niteleyerek sözlerini şöyle sürdürdü: maalesef bazıları bu durumu kabul etmek istemiyor ve dilden Amerika’nın düşman olduğunu söylemelerine rağmen içinde Amerika’ya karşı gerçek güvensizlik duygusunu taşımıyor.

Amerika’ya mutlak güvenmemeyi akılcılık ve deneyimlerin sonucu niteleyen Ayetullah Hamanei şöyle devam etti:

Amerika’nın düşmanlığını inkılaptan sonraki yıllarda ve son nükleer müzakerelerde ve diğer meselelerde gördük. İran milletinin meşrute nizamına karşı yapılan askeri darbe, İran yolcu uçağına saldırı, İslam inkılabını hezimete uğratmak için İran’a hava saldırısı düzenlemek, ki Tebes fırtınası ile bozguna uğradı, Irak’ta Baas rejimine 8 yıllık savaş boyunca tam destek vermek ve Amerika’nın İran milletine yönelik ihanetlerinin onlarca örneği, İran milletinin tarihi hafızalarında Amerika’yı bir numaralı düşmanı olarak tanımalarına yol açmıştır.

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei konuşmasına şöyle devam etti:

Eğer biz bugün Amerikalılarla müzakere yolunu açarak onların çeşitli alanlarda vesveselerine bakacak olursak, sadece onların açık gizli nüfuz etmelerine zemin hazırlamış olmakla kalmayız, aynı zamanda ülkenin gözetlediği ilerlemeyi de asla yakalayamayız ve geri kalmışlığımız kesin olur.

Yetkililerin düşman sultası ve nüfuzuna karşı uyanık olması gerektiğine vurgu yapan Ayetullah Hamanei şu uyarıda da bulundu: Amerikalılar bizim onlarla Batı Asya bölgesinin meselelerini ve özellikle Suriye, Irak, Lübnan ve Yemen hakkında müzakere etmemiz istiyor. Ancak onların bu tür müzakerelerde ulaşmak istedikleri gerçek amaçları, İran İslam cumhuriyetinin Amerika’nın hezimetlerinin baş sebebi olarak bölgedeki varlığını engellemektir.

Geçen hafta İran’ın uluslararası arena ile ilgili gündemi de çok yoğundu. Geçen hafta Cumhurbaşkanı Dr. Hasan Ruhani üç ülkeye ziyaret gerçekleştirdi. Ruhani ilk etapta Venezüella’ya gitti ve bağlantısızlar hareketi liderler zirvesine katıldı. Bağlantısızlar hareketinin dönemsel lideri Ruhani Venezüella’nın Margarita adasında düzenlenen zirvede bir konuşma yaptı ve ardından hareketin dönem başkanlığını Venezüella Cumhurbaşkanı Madoro’ya teslim etti.

İran İslam Cumhuriyeti bağlantısızlar hareketinin Tahran’da düzenlediği 16. Liderler zirvesinde 2012 – 2016 yılları arasındaki dönem için hareketin başkanlığını üstlenmişti.

Cumhurbaşkanı Ruhani bağlantısızlar hareketi liderler zirvesi sona erdikten sonra Küba Cumhurbaşkanı Raol Castro’nun resmi daveti üzerine bu ülkeye geçti ve başkent Havana’da bazı temaslarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Ruhani, Küba’da temaslarını tamamladıktan sonra BM genel kurulunun 71. Liderler zirvesine katılmak üzere Newyork’a gitti. Cumhurbaşkanı Ruhani 71. BM genel kurul zirvesinde yaptığı konuşmada, sınır tanımayan terör ve radikalizm, süper güçlerin son 15 yılda izledikleri güvenlik stratejilerinin sonucu olduğunu belirtti.

Ruhani, Bercam nükleer anlaşması ılımlı politika ve yapıcı teamülün başarılı bir örneği olduğunu, bu anlaşma İran’a yöneltilen uydurma suçlamalara son vererek İran’ın barışçıl nükleer anlaşmasını onayladığını, Bercam uluslararası bir belge olduğunu ve Amerika’nın bu anlaşmayı uygulamaktan kaçınması durumunda suçlu konuma düşeceğini ve uluslararası camianın tepkisi ile karşılaşacağını kaydetti.

Suriye, Irak, Yemen, Afganistan ve Filistin milletleri işgal, cinayet, terör ve şiddetten acı çektiğini vurgulayan Ruhani, Arabistan’ı terör ve radikalizme destek vermekten el çekmesi konusunda uyardı.

Cumhurbaşkanı Ruhani konuşmasının devamında itidal sonunda radikalizm’e ve barıştaleplik şiddet yanlılığına, bilgelik caniliğe ve adalet de zulüm ve adaletsizliğe galip geleceğine inandığını belirterek, BM genel kurulunun aldığı kararların küresel sorunların çözümünde etkili olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Ruhani geçen Perşembe günü Newyork ziyaretinin sonunda düzenlediği basın toplantısında da bir kez daha Suriye’de tüm sorunların kökü terör ve şiddet ve radikalizme uzandığını, üç yıl önce yine Newyork ziyareti sırasında bu konuya vurgu yaptığını ve bu üç etkenin Ortadoğu’yu istikrarsızlaştırdığını belirttiğini kaydetti.

Ruhani maalesef terör virüsü Avrupa, Afrika, Asya, Amerika ve tüm dünyaya yayıldığını ve her tarafa bulaştığını vurguladı.

Amerikalı askerlerin Fars körfezindeki varlığına ve bu varlığın doğurduğu sorunlara da temas eden Cumhurbaşkanı Ruhani, İSK’nın görevi maceracılık olmadığını ve olmayacağını, İSK’nın görevi İran topraklarını ve karasularını ve milli çıkarlarını savunmak olduğunu, İSK askeri gerginlik yaratma peşinde olmadığını, bölgedeki Amerikalı askerlerin de uluslararası yasalara saygı duymaları gerektiğini kaydetti.

İran’da yeni eğitim yılı 24 Eylül Cumartesi günü başladı. Yeni eğitim yılında 13.5 milyon öğrenci ve 970 bin eğitim kadrosu eğitime başladı.

Eylül ayı sonbahara giriş ayı ve doğanın hazan mevsimini tecrübe ettiği ay olmakla beraber ilim ve bilim bakımından ilkbahar mevsiminin başlangıç ayı sayılır.

Cumhurbaşkanı Ruhani yeni eğitim yılının başlaması dolaysıyla Tahran’da bir okulda düzenlenen törene katılarak yeni eğitim yılının ilk zilini çaldı. Ruhani çocuklardan ülkenin gelecek sermayeleri şeklinde söz etti. Ruhani İranlı öğrencilerin güvenli bir ortamda yeni eğitim yılına başladıklarını, ancak komşuluğumuzda, Irak, Suriye, Yemen ve diğer bazı ülkelerde öğrencilerin gittiği okullar yıkıldığını ve arkadaşları kana bulandığını ve öğretmenler çocuklara ders veremediğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Ruhani konuşmasının devamında şiddet, sadece savaş ve terörden ibaret olmadığını, insanların birbirine saygı göstermemesi ve ahlaksızlık da bir nevi şiddet sayıldığını, çocukların eğitim ve okula gitme hakkından mahrum bırakmak, çocukları zor işlere zorlamak ve onlara karşı din ve İslam’ın ahlak anlayışı dışında davranmak de şiddet olduğunu vurguladı.

Ruhani ayrıca şiddet ve ahlaksızlığın köklerini ve bazılarının nasıl şiddet ürettiklerini anlamak gerektiğini kaydetti.

Ve son olarak geçen hafta Kenya meclis Başkanı Motori Justan Ednahun Tahran’ı ziyaret etti. Kenya meclis Başkanı İranlı mevkidaşı ve İslami Şura Meclisi Başkanı Ali Laricani’nin daveti üzerine Tahran’a geldi. Laricani ve Ednahun Cumartesi günü bir araya gelerek ikili ilişkileri ve bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldı.015