Ortadoğu gelişmeleri
Geçen hafta Ortadoğu bölgesi önemli gelişmelere sahne oldu.
Ancak bu gelişmelerin arasında Katar ile Arabistan ve müttefikleri arasında tırmanan gerginlik, Lübnan’da yeni seçim yasası taslağının onaylanması ve ayrıca Suud rejiminin Arabistan’ın Avamiye bölgesinde cinayetlerini sürdürmesi, Ortadoğu bölgesinde ön plana çıkan gelişmeler oldu.
Katar ve Arabistan arasındaki gerginlik Amerika Başkanı Donald Trump’ın Riyad’a yaptığı ziyaretin hemen ardından başladı. Katar emiri Şeyh Tamim’in Riyad’da düzenlenen ve Arap İslam ülkeleri liderleri ile ABD Başkanı Donald Trump’ın katıldığı zirveyi eleştirmesi Suud rejimini hemen tepkiye yöneltti ve Riyad yönetimi Katar’a karşı üstünlük tasladığı tavrında bu ülke ile diplomatik ilişkilerini kesdi ve Doha ile olan sınırlarını 5 Haziran 2017 tarihinde kapattı. Bu karar bir kez daha kral Salman yönetiminin bölgede izlediği agresif dış politikayı gözler önüne serdi.
Arabistan’ın bazı bölgesel müttefiklerinin Riyad’ın baskıları ile gelen desteği ve bu Arap rejimlerin de Doha ile ilişkilerini kesmeleri Doha ile yaşanan gerginliği tırmandırdı ve geçen hafta boyunca da tırmanmaya devam etti. Arabistan, BAE ve Bahreyn’in Katar ile kara, hava ve deniz sınırlarını kapatmaları Katar’da gıda güvenliğinden duygulan kaygıları tırmandırdı, gerçi bu kaygı İran İslam Cumhuriyeti’nin yardımları ve Tahran’dan Doha’ya yüzlerce ton gıda maddeleri sevkiyatı ile kısmen giderildi.
Gerçi Arabistan ve müttefiklerinin hareketi Katar’ı kuşatmak ve bu ülkenin halkını Doha yönetimine karşı kışkırtmak ve Katar’da istikrarsızlık ve sosyal isyan çıkarmak amacıyla yapıldı, fakat Arabistan Dışişleri Bakanı Adil Cubeyr, ileri sürdüğü iddiasında Katar’ı kuşatmadıklarını ve sadece egemenlik haklarını kullandıklarını ve buna göre Katar’a gıda maddeleri ve tıbbi malzeme ve ilaç göndermeye hazır olduklarını belirtti.
Aslında Katar ile Arabistan arasında patlak veren kriz ABD Başkanı Donald Trump’ın Suud hanedanına açık desteği ile başladı. Amerikalı yetkililer bu gerginlikte Riyad’ı Doha’ya karşı desteklemelerine gerekçe olarak Katar’ın teröristleri ve radikal örgütleri desteklemesini gündeme getirdi. Bu çerçevede ABD dış ilişkiler konseyi başkanvekili İlan Berman US News’da yayımladığı yorumunda Amerika’nın Katar için iki yüzlü rolüne işaretle şöyle dedi: Amerika Doha ile El Adid üssünün inşaatı için bir milyar dolarlık yatırım ve on bin Amerikalı askere ev sahipliği yapması için anlaşmaya varırken, Katar Amerika yönetimi için stratejik ortak sayılıyor, ama aynı zamanda Doha Amerika’ya şiddetle karşı çıkan radikal örgütlere mali destek vererek Amerika’nın milli çıkarlarına aykırı hareket ediyor.
Buna karşın bazı Amerikalı gözlemciler ve uzmanlar da Katar’ın Amerika için jeo stratejik önemine dikkat çekiyor ve Trump yönetiminden bir nevi daha makul ve ölçülü tutum sergilemesini istiyor. Bu çerçevede Fores sitesi uzmanı Nial MC Carti Katar’ın Amerika için önemi konusunda şöyle diyor: Fars körfezi ülkeleri arasında 15 bin Amerikalı askere ev sahipliği yapan Kuveyt’ten sonra Katar 10 bin Amerikalı askere ev sahipliği yaparak Amerikalı askerlere ev sahipliği yapan ikinci büyük ülke sayılıyor.
Geçen hafta Lübnan yönetimi bu ülkenin yeni seçim kanunu taslağını 14 Haziran Çarşamba günü onayladı. Taslağın parlamento tarafından onaylandıktan sonra yasaya dönüşmesi ve 1960 yılında onaylandığı için 60 kanunu olarak ün yapan eski seçim kanununun yerini alması bekleniyor. 1960 seçim kanunu çoğunluk modeline göre hazırlanmıştır ve Lübnan grupların çoğu bu yasaya karşıdır. Zira bu kanuna göre her seçim bölgesinde hangi liste çoğunluğu sağlarsa tüm üyeleri parlamentoya giriyor ve diğer partilerin o bölgedeki adayları parlamentoya giremiyor.
Ancak Lübnan’ın yeni seçim yasasında nisbiyet modeli ve seçimlerin 15 bölgede yapılması öngörülüyor. Nisbiyet kanununa göre her siyasi parti veya kanat, herhangi bir seçim bölgesinde oy oranına göre parlamentoda temsil ediliyor ve o bölgede birinci listede yer almaları gerekmiyor.
Lübnan parlamentosu yeni seçim kanununu onayladığı takdirde Lübnan’da önümüzdeki parlamento seçimleri yeni kanuna göre ve Mayıs 2018 tarihinde yapılması öngörülüyor. Bu seçimler, Lübnan’ın şimdiki parlamentosunun görev süresi üçüncü kez uzatıldığı bir sıra düzenleniyor. Bundan önce Lübnan’ın şimdiki parlamentosunun süresi ilk kez Haziran 2013’te 17 aylık bir süre için, ikinci kez Kasım 2014’te 31 aylık bir süre için ve şimdi de 11 ay için, yani 21 Mayıs 2018’e kadar uzatılmış bulunuyor.
Geçen hafta Suud rejiminin Arabistan’ın doğusunda ve özellikle Avamiye yöresinde cinayetleri devam etti ve bu kente yönelik güvenlik güçlerinin kuşatması da ağırlaştırıldı. Geçen hafta Avamiye’de savunmasız oruçlu kadınlar ve çocuklar yine Suud güvenlik güçlerinin bu bölgede düzenledikleri baskınların ve saldırıların en önemli kurban kesimini oluşturdu.
Suud rejimi güvenlik güçleri son on ayda Katif eyaletinin bazı bölgelerinde yeni konutların inşaat vaatleri ile Avamiye kentinin tarihi semtlerine ve özellikle halkın özel konutlarına askeri helikopterler ve zırhlı araçlarla baskın düzenliyor. Suud rejiminin güvenlik güçleri Avamiye kentine uzanan tüm yolları kapatarak araçların trafiğe çıkmasına ve vatandaşların kentte hareket etmelerine ve ihtiyaçlarını karşılamaya engel oluyor. Bu süre içerisinde ise Avamiye kentinde onlarca sivil vatandaş ya katledildi ya da yaralandı.
Avamiye kentinin Musavvare mahallesinin sakinleri 400 yıllık mazisi olan tarihi mahallelerini terketmeleri Suud rejiminin ülkenin doğusunda yer alan Avamiye gibi bölgelere saldırıları için bir bahane oluşturdu. Ancak Musavvare mahallesinin sakinleri Suud rejimi onlara aynı eyaletin başka bölgelerinde yeni konutlar vermeyi vadettiğini, fakat şimdi evleri tahrip edildiğini ve sığınacak yerleri olmadığını ve sokaklarda barınmak zorunda kaldıklarını belirtiyor.
Gerçi Suud rejimi eski dokuları yenilemeyi Avamiye’nin Musavvare gibi tarihi evlerini yıkmak için gerekçe gösterdi, ancak gözlemciler Suud rejiminin esas amacını bu mahalleyi yok etmek olduğunu zira Musavvare eski evlerin ile protestocuların saklanması için müsait bir bölge olduğunu belirtiyor.
Avamiye kentinin önemi hakkında Steven Sahiounie 19 Mayıs 2017 tarihinde Amerikan Herald Tribune sitesinde yayımladığı makalesinde şu ifadelere yer verdi: Avamiye kenti Arabistanlı ünlü alim Şeyh Nemer Bakır Nemer’in doğduğu yerdir. Şeyh Nemer Arabistanlı şii Müslümanların itirazlarının ardından 2012 yılında tutuklandı ve Arabistan ağır ceza mahkemesi 15 Ekim 2015 tarihinde Şeyh Nemer’i milli güvenliğe karşı eylem yapmak ve rejime karşı savaş açmak suçundan kılıçla idam edilmesine ve halkın gözü önünde asılmasına karar verdi ve bu karar Ocak 2016’da 46 mahkumun cezası ile birlikte infaz edildi. Avamiye Suud rejimine karşı direniş merkezi olmakla ünlüdür.
Suud rejiminin Avamiye kentinde cinayetleri bir kez daha Suud kralları ve diktatörleri simgelerin ön plana çıkmasından derin korku duyduklarını ortaya koydu. Bahreyn’de Lolo meydanı simge haline gelince Halife hanedanı hemen bu meydanı tahrip etti. Şimdi ise Suud hanedanı Musavvare mahallesini hedef aldığı anlaşılıyor.
BM cari ayın başlarında bir bildiri yayımlayarak Arabistan’ın Avamiye’de uygulamaları insan hakları ihlali olduğunu ve derhal 400 yıllık mazisi olan bu mahalleyi yıkma çalışmasına son vermesi ve kurban ailelerine tazminat ödemesi gerektiğini açıkladı.