Mart 16, 2016 09:47 Europe/Istanbul

Geçen hafta Türkmenistan Cumhurbaşkanı Kurban Kulu Berdi Muhammedov, petrol ve doğalgaz işlerinden sorumlu eski yardımcısının mali fesadından söz etti ve bu tür yetkililere karşı en sert biçimde davranılacağını belirtti.

Bakanlar kurulu oturumunda bu açıklamayı yapan Berdi Muhammedov, bir süre önce Türkmenistan teftiş kurumu ve başsavcılığı ülkenin petrol ve doğalgaz kurumu ve kuruma bağlı müesseseleri teftiş ettiğini, teftiş sırasında bu kurumlarda mali yolsuzluk tespit edildiğini kaydetti. Berdi Muhammedov, söz konusu kurumlarda yapılan incelemeler sonucunda eski yardımcısı Baymurat Hoca Muhammedov’un da petrol ve doğalgaz sektöründe gerçekleşen mali yolsuzlukta eli bulunduğu ve görevini kötüye kullanarak rüşvet aldığı ve bazı projeleri pek sorumluluk üstlenemeyecek firmalara verdiği ve ayrıca petrol ve doğalgaz sektürü ile ilgili raporları tahrif ettiği anlaşıldığını vurguladı. Berdi Muhammedov, yolsuzluğu yapan yardımcısı Hoca Muhammedov altığı 1.5 milyon dolar rüşveti iade ettiğini belirterek Türkmenistan’da mali fesat ve yolsuzluğa şiddetle karşı çıkacaklarını ve mali yolsuzluğa karışan yetkililer Türkmenistan yasalarına göre derhal ve mevkileri ve konumları gözetilmeksizin cezalandırılacaklarını belirtti.

Geçen hafta Türkmenistan Cumhurbaşkanı ve Katar Emiri Aşkabat’ta çeşitli alanları kapsayan on işbirliği belgesi imzaladı. İki taraf ayrıca çeşitli bölgesel ve küresel meseleleri de ele aldı. Yatırım, ulaştırma, kara ve hava taşımacılığı, kültür, spor ve turizm alanlarında işbirliği belgeleri ve Katar emirinin Aşkabat ziyaretiyle ilgili ortak bildiri, iki liderin imzaladığı belgelerdi.

Geçen hafta Azadi radyosu Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman’dan naklen bu ülkenin ordusu her türlü terör ve güvenlik tehdidi ve radikal örgütlerle mücadele doğrultusunda takviye edileceğini açıkladı. Haberde, Tacikistan Cumhurbaşkanı Rahman’ın yakın gelecekte sayıları 6 bin olan bu ülkenin ordusunun bünyesini 20 bin asker ve subaya yükselteceği kaydedildi.

Bu haberin ardından Tacikistan savunma bakanlığı sözcüsü silahlı kuvvetlerin asker sayısının arttırılacağı haberini tekzip etti. Tacikistan savunma bakanlığı sözcüsü Feridun Muhammed Aliyev, bazı medya organları Cumhurbaşkanı Rahman’dan naklen geçtiği bu haberi reddetti. Sözcü Aliyev, hali hazırda ordunun asker sayısını arttırmaya yönelik herhangi bir karar söz konusu olmadığını ve mevcut asker sayısı ülkenin güvenliğini temin etmeye yettiğini ifade etti.

Sözcü Aliyev ayrıca Tacikistan ordusunun sınırlarını savunma yeteneği en üst seviyede olduğunu, Tacikistan hiç bir ülkeye saldırmak niyetinde olmadığını ve silahlı kuvvetlerin uzmanlık alanı da ülkenin sınırlarını korumaya yönelik olduğunu ifade etti.

Hali hazırda Tacikistan orta Asya cumhuriyetleri arasında en zayıf orduya sahip bulunuyor. Tacikistan silahlı kuvvetleri 8800 personelden oluşuyor. Bu sayının 7300 kadarını askerler ve kara kuvvetleri subayları ve 1500 kadarını da hava kuvvetleri personeli oluşturuyor.

Geçen hafta BM Tacikistan özel raportörü David Kee, bu ülke hakkında yayımladığı son raporunda, Tacikistan ifade özgürlüğü ve siyasi mahkumların durumunu sert bir şekilde eleştirdi.

BM insan hakları özel raportörü David Kee raporunda Tacikistan toplumunda çeşitli kesimlerle görüştüğünü belirterek, Tacik yetkililer suç ve cinayetle mücadele ve ülkenin güvenliğini temin etme bahanesi ile siyasi muhaliflerin kökünü kurutmaya yöneldiğini belirtti.

Özel raportör Kee Tacikistan’da medya, siyasi aktivistler ve avukatların üzerindeki ağır baskıdan ötürü duyduğu kaygıyı dile getirerek Tacikistan yetkilileri internet sitelerini engellemekle halkın bilgiye ulaşma özgürlüğünü kısıtladığını vurguladı.

BM özel raportörü Tacikistan’ın kapatılan İslamî hareket partisi hakkında da bu partinin kapatılması ve üyelerinin tutuklanması kaygı verici olduğunu ifade etti. Özel raportör ayrıca İslam hareket partisi sanıklarının dosya sürecinin de eleştirerek, tutuklanan parti üyeleri ile görüşmek için büyük emek sarf ettiğini, ancak sonuç alamadığını vurguladı.

BM özel raportörü raporunda İslamî hareket partisinin tutuklanan üyelerinin serbest bırakılmasını da istedi.

Özel raportör, Tacik yetkililerin kendi hedefleri uğruna ülkenin güvenlik şartlarını ve terör ve radikalizmle mücadeleyi bahane ettiklerini ve böylece halkın ifade özgürlüğünü kısıtladığını vurguladı.

Geçen hafta Rusya’nın Kırgızistan için hidro elektrik santrali inşaatı ile ilgili anlaşmasını feshettiğini açıklamasının ardından bazı haber kaynakları Amerika yönetiminin Bişkek yönetimi ile siyasi ve güvenlik işbirliğini yeniden başlatmak üzere atağa geçtiğini duyurdu.

Rusya medyası yayımladığı raporunda Amerika’nın orta Asya bölgesi ve özellikle Kırgızistan’a yönelik yeni politikasını masaya yatırdı. Uzmanlar Amerika’nın orta Asya bölgesine yönelik politikalarına özellikle Washington’un yeni tutumunun ardından kuşku gözüyle bakıyor. Gerçekte Bişkek ve Washington iki ülke arasındaki ilişkileri için yeni programlar geliştiriyor. Bu çerçevede Kırgızistan meclis Başkanı Asil Beyk Cinbeykov bu meseleyi Amerikalı diplomatlarla gelişmesinde gündeme getirdi.

Aslında Amerika ile Kırgızistan ilişkileri geçen yılın Ağustos ayında sorun yaşamaya başladı. bunun sebebi ise Amerikalı yetkililerin Kırgız insan hakları aktivisti Azimcan Asgerov’un hapse atılmasından kaygı duyduklarını açıklamasıydı. Kırgızistan yönetimi Asgerov’u 2010 yılında yaşanan kanlı olaylara karışmakla suçluyor.

Uzmanlar ayrıca Amerika yönetimi bölgede siyasi ve sosyal istikrarsızlık yaratmak için vurucu gücünü kullanacağını ve bu vurucu gücün de ancak ve ancak orta Asya vatandaşları kılığında ortaya çıkabileceğini belirtiyor.

Bu çerçevede Amerika orta Asya bölgesinde güvenliği temin etmeye yönelik yükümlülüğünü asgari seviyeye indirdi ve bunun sebebi de Obama yönetiminin itiraf ettiği üzere Afganistan savaşıydı. Şimdi ise Şanghay işbirliği teşkilatı ve toplu güvenlik anlaşması paktı bölgede terör ve radikalizm tehditleri ile mücadelede önemli rol ifa ediyor.

Bölgenin bağımsız gazetecilerinden Berdi Kablov, Amerika Kırgızistan yönetimi Avrasya iktisadi birliğine katılmadan önce bir süredir bu birliği itibarsızlaştırmak için çaba harcadığını belirtti. Amerika bu doğrultuda ve Avrasya iktisadi birliğini karalamak için bölgede STK’ların üzerinde nüfuz etmeye çalıştığını belirten Kablov, ancak Washington bu alanda başarılı olmadığını kaydetti. Kablov şöyle devam etti:

Amerika bir başka boyutta da Şanghay işbirliği teşkilatı ve toplu güvenlik anlaşması paktını itibarsızlaştırmaya çalıştı, ancak bundan da başarılı olamadı. Şimdi ise Amerika bölgede ve özellikle Kırgızistan’da yeni muhalifleri ayarlaması gerektiğini anladığı anlaşılıyor. Çünkü eski muhalifler itibarını kaybetti ve Amerika şimdi biraz para harcayarak muhaliflerin arasını açması ve yeni liderlerle yeni partileri kurması gerekiyor, çünkü Amerika için başka alternatif bulunmuyor ve ancak bu durumda ve devlet erkanlarında kötü yönetimi yerleştirerek başarılı olabilir.

Kablov, bu yöntemi Mayıs ayında düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar sürdürmenin mümkün olduğunu ve Bişkek yönetiminin politikalarını karşı yeni muhalifler türetilebileceğini vurguladı.

Geçen hafta Özbekistan senato meclisi bu ülkenin yerel seçimlerinin Kasım ve Aralık 2016 tarihlerinde yapılmasıyla ilgili bir yasa tasarısını onayladı. Seçimlerde 9 bin 764 yerel kurumun Başkanı ve 99 bin danışmanın adayların arasından seçilmesi bekleniyor.

Özerk Yerel kurumlar, Özbekistan’da yasal kurumlardır ve bağımsız bir şekilde bulunduğu bölgenin meselelerine çözüm üretir. Yerel kurum Özbekistan’da bağımsız bir şekilde kentlerde, köylerde, mahallelerde, ilçelerde ve sitelerde faaliyet yürütür. Bu kurumlar yerel konular hakkında karar alma yetkisine sahiptir.

Yerel kurum başkanları ve bu kurumların danışmanları iki buçuk yıllık bir süre için ve yerel kurum veya temsilcilerinin zirvesi tarafından seçilir. Bundan önceki yerel kurum başkanları ve danışmanlarının seçimi Kasım ve Aralık 2013 tarihinde düzenlenmişti.

Geçen hafta Gürcistan enerji Bakanı Kaha Kaladze, Tiflis yönetimi ile Rusya’nın Gasprom firması anlaştığını açıkladı. Gürci Bakan Kaladze, Tiflis yönetimi ile Rus firmanın önceki anlaşmasının maddeleri de iki taraf arasında imzalanan yeni anlaşmada yer aldığını ifade etti. Kaladze ayrıca Gürcistan’dan Ermenistan’a transit olarak geçen doğalgazın yüzde on kadarı da transit bedeli olarak Tiflis yönetiminin payı olduğunu vurguladı.

Gürcistan doğalgaz ihtiyacının büyük bölümünü Azerbaycan cumhuriyetinden karşılıyor. Ancak Tiflis yönetimi doğalgaz ihtiyacının bir kısmını da Rusya’nın Ermenistan’a ihraç ettiği doğalgazdan transit bedeli şeklinde karşılıyor.

Rusya ve Gürcistan arasında imzalanan yeni anlaşmaya paralel olarak Tiflis yönetimi Bakü ile de yeni bir anlaşma imzaladı. Yayımlanan son resmi raporlara göre Gürcistan doğalgaz ihtiyacını Azerbaycan Cumhuriyeti ve Rusya’dan karşılıyor. Rusya’nın Ermenistan’a ihraç ettiği doğalgazın Gürcistan üzerinden transit olarak geçmesi son bir ayda bölge ve dünya medyasının iktisadi haberlerinin başında yer almıştı.

Ve son olarak geçen hafta Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Katar emiri şeyh Tamim bin Hamd Al-i Sani ile görüşmesinde ikili ilişkilerin geliştirilmesine vurgu yaptı. Bakü’de gerçekleşen görüşmede iki taraf ayrıca ikili siyasi ilişkilerin gelişmesinden duydukları memnuniyeti dile getirerek ikili iktisadi ilişkilerin gelişmesi için de potansiyel kapasitelerin varlığını vurguladı.

Yine iki liderin katıldığı oturumda Bakü ve Doha yetkilileri çeşitli alanlarda 8 işbirliği belgesi imzaladı. Belgeler vize kolaylığı, gümrük personeli yetiştirmek, ulaştırma, maliye, eğitim, yargı ve karma ekonomik komisyonu kurulması gibi alanları kapsıyordu.

Bakü yönetiminin Ortadoğu’nun Arap ülkeleri ile ilişkilerinin mazisine bakıldığında ikili ilişkileri geliştirme meselesinin karşılıklı ve eşzamanlı olarak iki tarafça gündemlerine alındığı anlaşılıyor. 015