Nisan 02, 2016 06:11 Europe/Istanbul

Geçen yıl İran’a dayatılan zalimane yaptırımların Bercam nükleer anlaşması yürürlüğe girdikten sonra kaldırılması ile beraber İran ekonomisi teamüller bakımından yeni bir merhaleye geçiş yaptı.

Bu teamüllerin esas amacı, ülkenin ekonomisinde yaşanan sorunları hafifletmek için bazı adımlar atmaktı. Atılan adımlar direniş ekonomisi çerçevesinde İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei tarafından vurgulanan adımlardı ve amacı İran ekonomisinin temellerini güçlendirmek ve gelişmesine zemin hazırlamaktı.

Bercam nükleer anlaşmasının yürürlüğe girmesi, İran ekonomisinin çevresi ve dünya ile iktisadi ilişkilerini güçlendirmesine zemin hazırladı. Geçen yıl İran ve 5+1 grubu arasında imzalanan nükleer anlaşma ile beraber yaptırımlar dönemi de sona erdi ve bu anlaşma İran’ın bir çok ülke ile iktisadi ilişkilerini yerine başlatmasına vesile oldu.

Geçen yıl Asya ve Avrupa kıtalarından bir çok ticari ve iktisadi heyet Tahran’ın yolunu tuttu. Bu doğrultuda Tahran’da doğalgaz ihraç eden ülkelerin liderler zirvesinin düzenlenmesi de İran ve AB ülkeleri arasında enerji alanında işbirliği için müzakere fırsatı yarattı.

Geçen yıl ayrıca 26. EKO zirvesi üye ülkelerin temsilcilerinin katılımı ile Tahran’da EKO sekreterliği binasında düzenlendi. İran EKO’nun bölge ülkeleri için uygun fırsatlar doğurduğunu savunuyor. Buna göre İran Tahran zirvesinde EKO’ya üye ülkelerin arasında bölgesel ticaretin geliştirilmesini desteklediğini ilan etti.

EKO, bir çok sosyal, iktisadi ve kültürel ortak değerleri paylaşan 440 milyon nüfusu barındıran bir kurumdur. Buna karşın gözlemciler işbirliğini geliştirmek için yeni planlar hazırlamak gerektiğine inanıyor. Bu çerçevede EKO planlama konseyi kurumda önemli rol ifa ediyor. EKO son yirmi yılda sürdürdüğü faaliyetleri ile ticaret, transit, tarım, insani kalkınma, eğitim ve kültür gibi alanlarda bölgesel işbirliği yönünde yeni bir model yarattı ve İran İslam Cumhuriyeti de bu modeli uygulamakta öncü oldu. Nitekim bu çabalar ve uygulanan projeler İran’ın seçkin konumunu ve iktisadi alanda ileriye dönük hareket ettiğini gösterdi.

Geçen yıl ham petrol fiyatları beklenmedik bir şekilde düşüşe geçti. Ham petrol fiyatları varil başına 30 doların altına kadar düşmesi petrol üreten ülkeleri ciddi sıkıntılarla karşı karşıya getirdi. Son yirmi yılda petrolün İran ekonomisinde payı ortalama %16 kadar oldu bu yüzden petrol fiyatlarının düşmesi İran ekonomisini de etkiledi. Ancak buna rağmen İran ekonomisi yaptırımların döneminde hazırlıklı olması ve petrol fiyatlarının düşmesinden gelen şoka karşı daha güçlü olması yüzünden diğer petrol üreten ülkelere nazaran bu süreçten daha az etkilendi.

Aslında petrol fiyatları İran’ın yıllık bütçesinin belirlenmesinde önemli rol ifa ettiği ve İran’ın genel bütçesinde öngörülen gelirin %54 kadarı ham petrol ihracatından temin edildiği için hükümetin yeni yılın bütçesini hazırlarken eğilimi, ham petrol ihracatından gelen döviz gelirine olan bağımlılığını asgari seviyeye indirmek oldu.

Cumhurbaşkanı Ruhani geçen yıl eyaletlere düzenlediği ziyaretleri çerçevesinde gittiği Rey kentinde halka hitaben yaptığı konuşmada, yeni yılın bütçesinde petrol gelirine olan bağımlılığı %25 şeklinde açıkladı, ama aynı zamanda hükümetin petrol gelirinin alternatifi için düzenli ve güçlü bir programı olması gerektiğini belirtti. Buna göre direniş ekonomisi hükümetin yeni yıl için hazırladığı programlarında öncelikli programı oldu. Bu çerçevede hükümet çeşitli madenlerin ihracatını geliştirmek ve bu sektörden elde edilen 1.5 milyar dolar geliri 6 milyar dolara yükseltmek için on yıllık stratejik bir plan hazırladı.

Geçen yıl ekonomi ve mali Bakanı Ali Tayyibnia hükümetin kısa vadeli iktisadi politikaları çerçevesinde yeni bir paket hazırladığını açıkladı. Tayyibnia, hükümetin iktisadi politikaları yaptırımlardan sonraki dönemle eşgüdümlü ve koordineli olduğunu belirterek, hükümet ve hükümetin ekonomi kurmaylarının vurgusu, yaptırımlardan sonraki dönemin politikalarından ayrılmamaya yönelik olduğunu kaydetti.

Öte yandan devlet planlama kurumu Başkanı Muhammed Bagır Nobaht da 11. Hükümetin iktisadi hedeflerine ulaşabilmek için para ve mali politikaları gibi iki yörüngede ilerlediğini ve buna göre ekonomik durgunluktan çıkmak üzere yeni ekonomik paketin geçen yıldan yürürlüğe girdiğini belirtti. Nobaht, direniş ekonomisinin genel politikalarına göre bölge ve dünya ile dış ilişkilerin gelişmesinden tüm kapasiteleri kullanma doğrultusunda yararlanmak ve ihracatı arttırmak gerektiğini kaydetti. Nobaht ayrıca 11. Hükümetin ekonomik büyümeyi yakalamak için teorik çerçevesinde direniş ekonomisi yol haritası ve üretim yolundaki engelleri kaldırma politikasından ibaret olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Ruhani’nin iktisadi kabinesi ekonomik büyümeyi yakalmak ve durgunluktan kurtulmak için iç ve dış sermaye cezbi, istihdam alanlarını genişletme ve petrol dışı ihracatı arttırmadan oluşan üç hedefi gündemine almış bulunuyor. üretimen destek ve piyasada ekonomik hareketliliği arttırmak için bankacılık politikalarını geliştirmek de hükümetin ekonomik durgunluktan çıkış için uygulamaya başladığı bir başka politikadır. Ekonomi ve maliye Bakanı Ali Tayyibnia, piyasalarda talebin düşmesi ve durgunluk yaşanması petrol fiyatlarının düşmesinden kaynaklandığını belirtiyor, ama aynı zamanda İran ekonomisi yakın gelecekte tam olarak ekonomik durgunluktan kurtulacağını ve piyasalar yeniden canlanacağını kaydediyor.

Uzmanlar eğer hükümet 6. Beş yıllık kalkınma programında petrole olan bağımlılığı azaltabilirse, gerçekte büyük bir adım atmış olacağını belirtiyor. Ancak ne var ki petrolü İran ekonomisinin yapısından koparmak, özellikle doğrudan ödenen sübvansiyonlar hükümetin gelirinin büyük bir bölümünü kendine tahsis etmesi yüzünden pek de kolay olayacağı anlaşılıyor ve orta ve uzun vadeli planlamayı gerektiriyor.

Ruhani kabinesi geçen yıl enflasyon oranını düşürmekte başarılı oldu. Veriler ise İran’da son üç yılda %40’larda seyreden enflasyon oranı %10’un altına indiğini ve tek haneli olduğunu gösteriyor. Gerçi enflasyon oranının bu denli düşmesi hükümetin ve merkez bankasının mali ve kemerleri sıkma politikasının sonucu olduğu ve bu durum aynı zamanda ekonomik durgunluğu bir ölçüde körüklediği de belirtilmelidir.

İran ekonomisi istihdam alanı açmak, servet üretmek ve durgunluktan kurtulmak için para piyasalarında hareketliliğe, yatırımların artmasına, üretimin desteklenmesine ve para ve bankacılık politikalarının yeniden gözden geçirilmesine ihtiyaç duymaktadır. Bu yüzden Ruhani kabinesi yeni yılda iktisadi programlarında bu hedefe öncelik verdiği anlaşılıyor. Cumhurbaşkanı birinci yardımcısı İshak Cihangiri ise bu hedefe ulaşmak için tüm iç ve dış kapasitelerden yararlanmak gerektiğini savunuyor. Ruhani, ülke ekonomisinde yaptırımlardan sonraki dönemde direniş ekonomisi etkili olabileceğini ve hükümette bu politikayı uygulamakta kararlı olduğunu kaydediyor.

Geçen yıl Ruhani yönetiminin bir başka önemli adımı, Güney pars doğalgaz sahalarında uygulanan projelere ivme kazandırmasıydı. Geçen yıl Güney pars sahasında 15 ve 16. Üniteler yılın sonlarına doğru Cumhurbaşkanı Ruhani’nin katıldığı törenle hizmete girdi. Söz konusu ünitelerde çalışmalar 2007 yılında başlamıştı. Bu projeye yaklaşık 6 milyar dolar yatırım yapıldı ki 4 milyar doları rafineri alanında ve iki milyar doları da kazı çalışmaları ve denizlerde arama projeleriyle ilgiliydi. Güney pars sahasının 15 ve 16. Üniteleri tamamen İranlı uzmanların ve işçilerin çabaları sonucu sonuca ulaştı ki bu da kendi çapında eşsiz ve çok değerli bir çalışmaydı. Bu projenin sonucunda İran’ın doğalgaz üretimi, kükürt ve doğalgaz yan ürünlerinde büyük artış yaşandı. Her iki ünitenin ürünleri ham petol fiyatı 50 dolar olarak temel alındığında yılda 6 milyar dolar döviz getirisi olacağı belirtiliyor. Cumhurbaşkanı Ruhani 15 ve 16. Ünitelerin açılış töreninde, önümüzdeki iki yılda Güney pars sahasında tüm ünitelerin tamamlanmış olacağını ifade etti.

İran dünyanın en büyük doğalgaz kaynaklarına sahiptir ve buna göre dünya doğalgaz ticaretinin merkezi olabilir. Wall Street Journal gazetesi İran’a dayatılan yaptırımlar kaldırıldıktan sonra Tahran dış yatırımlarda büyük artışla karşılaşacağını tahmin ediyor.

İran dünya petrol rezervlerinin de %9 kadarına sahiptir, fakat hali hazırda dünya petrol üretimindeki payı sadece %4 civarındadır. Euronews haber kanalı şimdi İran’a dayatılan yaptırımlar kaldırıldıktan sonra Tahran dış sermaye cezbi için önemli bir merkeze dönüştüğünü duyurdu.

Geçen yılın ikinci yarısında Tahran 12. Uluslararası petro kimya zirvesine ev sahipliği yaptı. Oturuma İran’dan 350 firma ve dünyanın 25 ülkesninden de çok sayıda firma katıldı. Avustralya, Azerbaycan Cumhuriyeti, Belçika, Kanada, Çin, Fransa, İngiltere, Almanya, Hollanda, Katar, Rusya, Güney Kore, Türkiye, Hindistan, İngiltere, ABD ve İspanya zirveye katılan bazı ülkelerdi.

Zirvede bir konuşma yapan petrol Bakanı Bijen Namdar Zengene İran bölgede enerji ağırlık merkezi oludğunu ve petro kimya sektöründe büyük ilerleme kaydettiğini belirterek İran petro kimya ticaretinde uluslararası piyasalara açılmakm istediğini belirtti.

İran petrol bakanlığı bu çerçevede geçen yıl yaptığı planlamada yeni yılda petro kimya sektöründen 70 milyar dolar gelir hedefledi.

Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, İran’ın karşı karşıya bulunduğu yeni şartların bir dönem karalama kampanyasına konulan son nokta olduğunu belirtti. Zarif, şimdi ekonomi alanını Bercam nükleer anlaşmasından sonra en iyi şekilde yönetmek ve dünya ekonomisi ile bütünleşmek gerektiğini, böylece bundan böyle hiç kimse İran’a yaptırım dayatamayacağını vurguladı. Zarif, bu iş direniş ekonomisini tam olarak uygulamakla mümkün olduğunu ifade etti. 015