İran’da Ekonomik Gelişmeler
Geçen hafta Amerika yönetimi ve Hazine bakanlığı bir kaç aydır yaptırımları askıya aldıklarını iddia etmelerine karşın başka ülkeleri, İran’la hiç bir sorun çözümlenmediği konusunda uyardı ve hatta yeni yaptırım kararları aldıklarını açıkladı.
Amerika Başkanı Obama, Washington’da düzenlenen nükleer güvenlik zirvesinde yaptığı konuşmada, İran ile nükleer anlaşmayı önemli ve tarihi başarı niteledi ve İran’ın bazı dış ticaret alanlarında Amerikan doları ve bankacılık sisteminden yararlanma ihtimalinden söz etti, ancak pratikte yaşanan durum, Amerika yönetiminin İran’a karşı tek yanlı tutumunu sürdürdüğünü gösteriyor.
Amerika Başkanı Obama aynı doğrultuda İran’ı bölgeyi istikrarsızlaştıran faaliyetlerle suçlayarak, beyaz saray İran’da teröre destek, insan hakları ihlalleri ve balistik füze programı olarak adlandırdığı durumlardan ötürü yaptırımlarını sürdüreceğini ve bu yaptırımlar Amerika’nın İran’a karşı izlediği politikanın bir parçası olmaya devam edeceğini kaydetti.
Amerika yönetimi Bercam nükleer anlaşması yürürlüğe girdiği günden beri türlü bahanelerle İran’a karşı yeni yaptırımları uygulamaya çalışıyor. Bu alanda Amerika’nın en yeni bahanesi, İran’ın son füze denemesidir. Amerikan medyası bu denemeyi BM güvenlik konseyinin 2231 sayılı kararnamesine aykırı gibi göstererek İran’a karşı yeni yaptırımların malzemesi yapmaya çalışıyor.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei yeni yıl dolayısıyla kutsal Meşhed kentinde yaptığı konuşmasının bir bölümünde İran milletinin ABD’ye güvensizlik duygusuna değinerek, şimdiki şartlarda Amerikalı yetkililer İran toplumunun önde gelen seçkin kesimi ve ardından kamuoyunda özel bir düşünceyi aşılamaya çalıştığını ve İran’ı ikisinden birini seçmekten başka çaresi olmadığı bir yol ayrımı ile karşı karşıya olduğunu telkin etmeye çalıştığını belirtti.
Ayetullah Hamanei sözlerini şöyle sürdürdü: Amerikalıların iddia ettiği yol ayrımı şöyle ki İran milleti ya Amerika ile uzlaşmalı, ya da sürekli Amerika’nın baskıları ve bu baskılardan kaynaklanan sorunların altında yaşamalı ve bazıları da iç arenada bu sahte yol ayrımının varlığı gibi tehlikeli düşünceyi kabul ediyor ve bu düşünceyi başkalarına kabul ettirmek istiyor.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei, bu kesim İran ekonomisi büyük kapasitelere sahip olduğunu, ancak bu kapasitelerden sadece nükleer anlaşma ile yararlanmanın mümkün olmadığını ve bunun yanında Amerika ile başka meselelerin bulunduğunu ve İran milleti ve yetkilileri bu konuda karar vermeleri ve harekete geçmeleri gerektiğini ileri sürdüğünü vurguladı.
Ayetullah Hamanei, oysa nükleer anlaşmaya rağmen İran’ın bankacılık sistemi sorun yaşadığını ve İran’ın paraları da iade edilmediğini, çünkü Batılı ülkeler ve bu ülkelerin etkisi altında bulunan diğer ülkeler Amerika’dan korktuğunu ifade etti.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei düşmanın yaptırım meselesi odaklandığına işaret ederek bu alanda iki yol söz konusu olduğunu ve ya yaptırımlara sırf katlanmak ya da direniş ekonomisine dayanarak direnmek ve sorunların üstesinden gelmek gerektiğini kaydetti.
Ayetullah Hamanei bu bağlamda direniş ekonomisini hayata geçirme doğrultusunda eylem ve amel için bir kaç temel öneriye vurgu yaptı. İktisadi faaliyetleri tespit etmek ve üzerinde odaklanmak, iç üretimi ihya ederek harekete geçirmek, iktisadi önemli sektörleri bilim temeli üzerinde oturtmak ve ülke ekonomisine ciddi darbe indiren fesat ve kaçakçılıkla mücadele etmek ve ayrıca orta ve küçük işletmelere özel destek vererek istihdam alanını genişletmek, rehber Hamanei’nin yeni yılın sloganı olan “Direniş ekonomisi; eylem ve amel”i hayata geçirmek üzere yetkililere önerdiği yollardan bazılarıdır.
Ayetullah Hamanei bu mantıklı ve inkılapçı hareketi başlattıkları takdirde artık hiç kimse yaptırımların karşısında titremeyeceğini ve Amerika’nın yaptırımlarını önlemek için İran’ın ilkelerinden ve değerlerinden ve kırmızı çizgilerinden geri adım atmaya ihtiyaç olmadığını vurguladı.
Geçen hafta petrol Bakanı Bijen Namdar Zengene, İran’ın ham petrol üretimi ve ihracatı yaptırımlardan önceki dönemin seviyesine ulaşıncaya dek artacağını açıkladı.
Şimdi bu konu üzerine hazırladığımız raporumuzu dinleyelim.
İran petrol Bakanı Bijen Namdar Zengene, arz ve üretimi doğru yönetmekle petrol piyasalarında fiyatları istikrara kavuşturmanın mümkün olduğunu açıkladı.
Rusya enerji Bakanı Aleksandır Noak’la görüşmeden önce açıklama yapan Bakan Zengene, petrol piyasaları kendi haline bırakıldığı takdirde piyasaların istikrara kavuşması için 1.5 ila 2 yıl zaman gerekebileceğini belirterek, petrol üreten büyük ülkelerin müdahalede bulunmaları durumunda petrol piyasalarını bir yıldan daha az bir sürede istikrara kavuşturmanın mümkün olduğunu belirtti.
Bakan Zengene ayrıca petrol piyasalarında şartları iyileştirmek için ilk adım olarak üretim seviyesini dondurma planına işaretle bu adımın olumlu bir adım olacağını, Rusya ve OPEC üyesi olan ve olmayan ülkelerce desteklendiğini ifade etti.
Şimdiye kadar Rusya, Umman ve Nijerya gibi bazı ülkeler İran’ın petrol üretim seviyesini dondurma planında İran’ın müstesna edilmesine resmen destek verdiklerini açıkladı, ancak bazı Arap ülkeleri İran’ın da bu planın kapsamına alınmasını istiyor.
Reuters haber ajansının yaptığı son araştırmaya göre OPEC üyesi olan ülkelerin üretim hacmi özellikle İran’a dayatılan yaptırımların kaldırılmasının ardından üretimlerini arttırdı. Araştırmaya göre OPEC’in Şubat 2016’da günde 32 milyon 370 bin varil üretim hacmi Mart ayında 32 milyon 470 bin varile ulaştı. Bu arada en çok artışın Ocak ayında yaptırımların kaldırılmasının ardından İran tarafından gerçekleştiği anlaşılıyor.
Reuters haber ajansının araştırmasına göre İran geçen Aralık ayında üretimini günde 230 bin varil arttırdı. İran yaptırımlardan önce günde 3.6 milyon varil ham petrol üretiyordu, fakat bu rakam yaptırımlar başladıktan sonra günde 2.8 milyon varile geriledi. Bu dönemde İran’ın günde iki milyon varil ihracatı da yarı yarıya indi. Şimdi ise yaptırımlar kaldırıldıktan sonra İran’ın üretiminde artış gözleniyor.
Cumhurbaşkanı Dr. Hasan Ruhani geçen Pazar günü İBT Bakanlığı çalışanları ve üst düzey yetkilileri ile görüşmesinde hükümetin ham petrol ihracatını arttırma çabalarına işaretle ham petrol ihracatını günde iki milyon varile ulaştırdıklarını ve bu payı artırmak için daha fazla çaba harcadıklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı Ruhani aynı zamanda hükümetin petrol gelirine olan bağımlılığı azaltma çabalarından da söz ederek, yeni yılın bütçesinde petrol gelirine olan bağımlılığı azalttıklarını, öyle ki hş. 1394 yılında petrol dışı ihracatın petrol dışı ithalatı geride bıraktığını vurguladı.
Ruhani, geçen yılda 42 milyar dolar değerinde petrol dışı ihracat yaptıklarını ve ancak 41 milyar dolar petrol dışı ithalat gerçekleştirdiklerini ifade etti.
Ruhani ayrıca Bercam nükleer anlaşmasından sonra oluşan şartlara işaretle yeni şartlardan sermaye cezbinde yararlanmaları gerektiğini kaydetti.
Geçen hafta İran’ın Fars körfezi alanında petrol kaynaklarının hacmi 100 milyar varile ulaştığı açıklandı. Yapılan son tahminlere göre hali hazırda İran’ın Fars körfezi sahasında ham petrol kaynakları yaklaşık 100 milyar varildir. İran kıta platosu petrol firması Başkanı Said Hafızi hali hazırda İran’ın bu bölgeden çıkarabileceği ham petrol miktarı yaklaşık 16 milyar varil olduğunu belirterek, buna karşın bu sahadan ham petrolü çıkarma katsayısını arttırmak için yeni teknolojilerden yararlanma peşinde olduklarını ifade etti.
Şimdiye kadar Fars körfezi bölgesinden çıkarılan ham petrolün hacmı 7.8 milyar varil olduğunu belirten Hafızi, İran’ın bu bölgede ham petrol ve doğalgaz kaynaklarının detayına da değinerek, doğalgaz kaynaklarının toplam hacmi Güney Pars sahasından başka yaklaşık 178 milyar fitküp olduğunu vurguladı.
Hafızi, Güney Pars sahası dışında Fars körfezi sahasında ham petrol ve doğalgaz çıkarma kapasitesini geliştirmek için ilk adımda 20 milyar dolar yatırım gerekli olduğunu belirterek bu yaptırımların Suruş, Nevruz, Ebuzer, Dorud, Hengam ve arama blokları üzerinde yapılması İran’ın Fars körfezi bölgesindeki petrol ve doğalgaz tesislerinde en iyi yatırım fırsatları sayıldığını kaydetti.
İran ve Avusturya’nın bankaları arasında ilişkilerin başladığı açıklandı. İran merkez bankası uluslararası işler bölümü Başkanı Hüseyin Yakubi konu ile ilgili açıklamasında, Avusturya ziyareti sırasında bankacılık, mali ve sigorta işlemleri alanında üç önemli kazanım elde edildiğini belirtti.
Şimdi konu ile ilgili raporumuzu dinleyelim.
Viyana’da muhabirimize özel demeç veren merkez bankası uluslararası işler bölümü Başkanı Yakubi varılan mutabakatı şöyle anlattı: Anlaşmanın bir bölümü Avusturya’nın ihracat sigortası müessesesi ile gerçekleşti, ki buna göre İran’a ihraç edilen ürünlerin sigorta kapsamına alınması ile ilgili tüm yaptırımların lağvedildiği resmen açıklandı ve geciken borçlar meselesi de çözüme kavuşturuldu. Söz konusu Avusturyalı müessese bundan böyle İran’da iktisadi taraflarla işbirliği yapan Avusturyalı mali kurumlara, bankalara ve iktisadi aktivistlere ihracat sigortası sunmaya yeniden başlayacak. Bu anlaşma iki ülke arasındaki iktisadi ilişkilerin yolunu açacak ve her iki ülkenin iktisadi projelerinin uygulanmasını kolaylaştıracak. Avusturyalı taraf da bu alanda artık herhangi bir yatırım söz konusu olmadığını açıkladı. Öte yandan RZB adında büyük küresel ağı olan Avusturya’nın en büyük bankası ile müzakerelerde merkez bankasının gözetlediği banka hesapları bu bankanın şubelerinde İran İslam Cumhuriyeti merkez bankası adına açılması kararlaştırıldı. Bu hesapların bir özelliği, petrol ve yan ürünleri satışından elde edilen paraların bu hesaplardan çekilebilmesidir. Avusturya yönetimi İran İslam Cumhuriyeti merkez bankası adına avro üzerinden hesap açmayı onaylamanın yanında İran bankalarının Avusturyalı taraflarla işbirliğini desteklemeye de hazır olduğunu açıkladı. 007 015