İranlı ürünleri desteklemek - 5
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei bir çok konuşmasında ülkenin petrole olan bağımlılıktan kurtulması gerektiğini vurguladı ve petrole olan bağımlılığın ülkenin ilerlemesi yolunda en büyük engel olduğunu belirterek İran’ın petrol ekonomisinden kurtulmasını istedi.
Ayetullah Hamanei Meşhed’de kutsal Rezevi külliyesinde yeni yıla girerken yaptığı konuşmasında da şöyle buyurdu: ülke ekonomisini bizim inisiyatifimiz petrolün elinde değil, petrolün inisiyatifi bizim elimizde olacak şekilde petrol ekonomisinden kurtulmalıyız. Düşmanlara petrol fiyatı ile oynamak gibi politikaları veya petrole yaptırım uygulamaları gibi durumlarla işimizi zorlaştırmalarına müsaade etmemeliyiz.
Petrolün İran ekonomisi üzerinde yaklaşık bir asırlık mazide etkisi, ekonominin gelir kaynağı olarak bir tek petrole dayanması ülkenin istiklalini ve güvenliğini bir çok kez tehlikeli durumlara sürüklediğini gösteriyor. İran milleti ecnebilerin ülkenin petrol kaynaklarına göz dikmeleri yüzünden şimdiye kadar bir çok kez ciddi tehditlere maruz kalmıştır. Nitekim petrolün kadarı milli ilan edildikten sonra da İslam inkılabının gerçekleşmesi ve ecnebilerin bu toprakların üzerinden eli kesilmesine kadar da aynı şekilde devam etti.
İran’da dönem Başbakan Dr. Muhammed Musaddık petrol sektörünü milli ilan eden yasayı Nisan 1951’de çıkardıktan sonra ecnebilerin İran’a karşı komploları ve sabotajları daha da artmaya başladı. Ağustos 1953’te Musaddık hükümetine karşı ABD – İngiliz patentli darbe bu komplolardan biriydi. Bu darbenin ardından Amerika ve İngiltere’nin BP petrol firması, Shell petrol firması, Golf oil, Mobil oil, Standard oil ve Texaco gibi firmalar İran petrolünü yağmalamak üzere harekete geçerek yeni bir konsersiyum kurdular.
İran’ın petrole olan bağımlılığı ister geçmiş yıllarda ve ister şimdiki dönemde olsun, sürekli İran’a baskı aracı olarak kullanıldı ve ülkenin milli çıkarlarına zarar verdi. Bugün yine Amerika Bercam nükleer anlaşmasından çekildiği bir sırada Avrupa’nın Shell ve Total gibi büyük petrol firmaları İran ile işbirliği yapmaktan vazgeçmekten söz etmeye başladı, ki bu da ecnebilere bağımlı olmanın acı deneyimlerin tekrarı sayılır.
Bugün İran petrol sektörü tarihin karanlık günlerini geride bırakarak direniş ekonomisi çerçevesinde sürdürülebilir kalkınma yolunda ilerliyor. Enerji meseleleri uzman Abdullah Yunus Ara İran’ın yeni petrol anlaşmaları ve bu anlaşmaların İran’ın siyasi güvenliği üzerinde etkisine değinerek şöyle diyor: geçmişte ve özellikle soğuk savaş döneminde milli güvenlik ülkelerin askeri gücüne, orduların ölçeklerine, asker sayısı ve gelişmiş askeri teçhizat ve silahlardan yararlanmalarına bağlıydı. Ancak ünümüzde bir çok düşünce merkezi iktisadi büyüme ve kalkınmayı milli güvenliğin önemli bir bileşeni olarak gözetliyor ve bu bileşene kalkınma ve ülke ekonomisinde payına büyük bir ağırlık tanıyor.
Kuşkusuz petrol, İran ekonomisinin en temel unsuru ve anahtar altyapılarından biri sayılıyor. İran dünyanın en büyük petrol ve doğalgaz kaynaklarına sahip olan ülkedir. İran yine petrol kaynakları bakımından dünyanın dördüncü ve doğalgaz kaynakları bakımından da da birinci ülkesidir.ancak petrol sektörüne bağımlılığın azaltılması, İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei direniş ekonomisinin endekslerini beyan ederken üzerinde defalarca vurgu yaptığı bir konudur. Ayetullah Hamanei petrole olan bağımlılığı İran’ın yüz yıllık şom mirası olarak yorumluyor.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei yaptırımlara da aynı açıdan bakıyor ve sürekli bu fırsatı petrol ekonomisinden kurtulmak ve yerine diğer gelir getiren iktisadi faaliyetlere geçmek için değerlendirmek gerektiğini vurguluyor.
Gerçekte petrolü üretimde hayati bir madde olarak kullanmak ve bu maddeye katma değer kazandırmakla ülkenin iktisadi büyümesine zemin hazırlamak mümkün, nitekim bu hedef İran’ın direniş ekonomisi stratejilerinde iktisadi geleceğin ufkunda yer alan bir hedeftir.
İran bu çerçevede petrol ve doğalgaz sektörlerinde sıçramaya başlamıştır. Nitekim 6. Beş yıllık kalkınma programında İran’ın petrol ve doğalaz yan ürünlerinde üretimin günde 5.3 milyon varile yükselmesi bekleniyor.
Öte yandan petrol arama çalışmalarının arttırılması, petrol ve doğalgaz üretim kapasitesinin geliştirilmesi, kaynaklardan üretim katsayısının yükseltilmesi, milli teknolojilerin geliştirilmesi ve özel sektörün petrol sektöründe faaliyetleri için kapasitelerinin geliştirilmesi, İran’ın hazırladığı yeni petrol anlaşmaları taslağının beş önemli ilkesi olarak belirlenmiştir.
Kuşkusuz bu süreçte düşmanların en büyük amacı, yaptırım silahı ile İran’ın kalkınmasını engellemektir. Sputnik haber ajansı bir raporunda Batılı devletlerin İran’a dayattıkları iktisadi yaptırımların en önemli meziyeti İran’ın petrol ve doğalgaz satışından elde edilen gelire olan bağımlılığı azaltmak olduğunu belirtiyor. Sputnik’e göre İran’ın direniş ekonomisi son dört yılda petrol satışına olan %43’lük bağımlılığı %29’lara kadar düşürmeyi başardı. Üstelik bu yıllarda Batılı devletler İran’a en ağır iktisadi yaptırımları dayatmıştı.
Gerçekte Batı’nın İran ekonomisine dayattığı ağır yaptırımlar son dört yılda bir çok sıkıntıya yol açmıştı. Örneğin Batı İran’ın petrol satışını ve elde ettiği gelirin İran’ın eline geçmesini ciddi ölçüde engellemeye başladı. Bu sorunların bazıları hatta Bercam nükleer anlaşmasından sonra da devam etti, fakat yaptırımlar aynı zamanda İran’ın bir çok alanda yerli imkanları ve uzmanları sayesinde ilerleme kaydetmesine vesile oldu.
İran’a dayatılan yaptırımların bir faydası İranlı uzmanları kendi yetenekleri ile petrol sektörünü geliştirmeleriydi.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin hükümetin petrole olan bağımlılığı azaltması yönündeki vurgusu bir kaç açıdan önem arzediyor. Bu konunun öneminin ilk boyutu petrol fiyatının her dalgalanması veya her yaptırımın uygulanması ile olumsuz yönde etkilenen bir ekonominin uzun vadede ne denli yıkıcı olabileceğinin ortaya çıkmasıydı. Gerçekte dünya piyasalarında petrol fiyatlarının her dalgalanmasında ekonominin büyük şoka uğramasına yol açan petrole olan bağımlılık ciddi bir sorundur. İşte bu yüzden İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei bir çok kez petrol ekonomisine olan bağımlılıktan kurtulmak gerekir.
Kuşkusuz bu hedeflere ulaşmak için İran ekonomisi gerekli imkanlara, kapasitelere ve insan gücüne sahiptir, fakat bu arada bazı elzemler de söz konusudur ki bu da yetkililerin çok yönlü uyanıklılığını gerektirir.
İranlı uzman Dr. İhsan Handuzi bu konuda şöyle diyor: dünyanın deneyimlerine göre petrole bağımlı olan ekonomik büyüme, hiç kuşkusuz kırılgan bir büyümedir. Şimdi bizim politikacıların önünde olan fırsat, İran ekonomisini uzun vadede ve örneğin gelecek on yılda farklı bir ekonomik büyümeye şahit olabileceği yeni ve farklı bir plan yapmak ve ekonomi çarkını petrol satışından bağımsız olacak şekilde çevirmesine imkan sağlamaktır.
Dr. Handuzi bu bağlamda Doğu Asya bölgesinde somut deneyimlerine işaret ederek şöyle devam ediyor: kırılgan büyüme, dünya genelinde çeşitli örnekleri vardır. 1990’lı yılların ortalarında Doğu Asya bölgesindeki ekonomilerde dış ticaretin iç üretime oranı yüzde yüzün üzerine çıktığı zaman bir çok uzman uyarıda bulundu ve bu durumun Asya ekonomilerinin iki haneli büyüme endeksinden doğan güzel yılları tehlikeye atabileceğini belirtti.
Dr. Handuzi şöyle devam ediyor: Sonunda da olmaması gereken oldu ve 1997 yılında Doğu Asya’nın mali piyasalarında yaşanan kriz, ekonominin mali olmayan sektörlerini de vurdu. Ekonomik durgunluk, ticarette dengelerin bozulması, iflaslar, işsizlik ve milli para birimlerinin çöküşü altı aydan daha az bir sürede baş gösterdi ve mucize rüyası yerine korkunç kabusa bıraktı.
Son yıllarda İran’a dayatılan ve doruk noktasına ulaşan petrol, ticaret ve bankacılık yaptırımları gerçi zalimane ve emperyalistçe yaptırımlardı, fakat aynı zamanda zafiyetleri ve eksiklikleri de ortaya çıkardı ve petrol satışına olan bağımlılığın bazı ağır bedellerini nizamın yetkililerine ve ekonomi yöneticilerine hatırlattı. Bu yüzden şimdi direniş ekonomisinin hayata geçirilmesi ve yerli ürünlerin desteklenmesine zemin hazırlanması İran’ın uzun vadede ekonomisi için bir dönüm noktası olabilir ve ekonominin farklı bir eksen etrafında dönerek ekonomik büyümeye imkan tanıyabilir.