Nisan 23, 2016 02:30 Europe/Istanbul

Amerika’nın Bercam nükleer anlaşması çerçevesinde yükümlülüklerini yerine getirmemesi, İran merkez bankası Başkanı Veliullah Seyf’in sert tepkisine neden oldu.

Merkez bankası Başkanı Seyf geçen hafta Dünya Bankası ve IMF’in Washington’da düzenledikleri ilkbahar oturumunda yaptığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

Bizim içine girmemiz gereken faaliyet alanları ve beklentilerimize bakıldığında, hiç bir gelişme yaşanmadığı anlaşılıyor ve biz karşı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmesini umuyoruz.

Başkan Seyf başta Avrupa bankaları olmak üzere yabancı bankaların İran’a gelme konusunda duyduklarlı kuşkuyu büyük talihsizlik niteledi ve Avrupa bankaları İranlı bankalarla işbirliği yapma konusunda kuşku duymaları veya İranlı bankalarla işbirliği yapma cesaretleri olmamalarının sebebi, Amerika’nın ağır cezalarından korkmaları olduğunu vurguladı.

Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif de iklim değişikliği konvansiyonu imza törenine katılmak üzere gitti Newyork’ta Amerika’nın Bercam nükleer anlaşmasını ciddi olarak uygulaması gerektiğine vurgu yaparak, İran Amerika ile iktisadi ilişki peşinde olmadığını, üstelik Amerika ile sağlıklı iktisadi ilişki önünde de İran açısından hiç bir engel de bulunmadığını, ancak Amerikalılar kongrelerinin kararları ile sorun yaşadıklarını belirtti.

Öte yandan Cumhurbaşkanı Dr. Hasan Ruhani Semnan eyaletine yaptığı ziyareti sırasında halka hitaben yaptığı konuşmada İran ve 5+1 arasında imzalanan Bercam nükleer anlaşmasının sonuçlarına değinerek şöyle konuştu:

Yaptırım zincirleri kırıldı ve bugün İran’ın yabancı bankalarla ilişkileri bir bir ardı sıra başlıyor, tabi yenilenmenin zaman aldığını da unutmamak gerekir. Bugün İran ürünleri için ihracat yolu açılmıştır, tabi yabancı yatırımcıların İran’a gelmesi de zaman alacaktır.

Geçen hafta OPEC üyesi bazı ülkeler OPEC üyesi olmayan bazı petrol üreten ülkelerle Katar’ın başkenti Doha’da bir oturum düzenledi, ancak Arabistan’ın oturumda petrol üretimini arttırmayı durdurmaya karşı çıkmazı Doha zirvesini çıkmaza sürükledi.

Aslında Suud yetkilileri 2014’ün sonbaharında petrol fiyatlarının düşmesi Amerika’nın Shil petrolü sektörünü zayıflatmasını umduklarını açıkladı. Gerçi Suud yetkilileri petrol fiyatlarının aşırı oranda düşmesi Amerika’nın Shil petrolü sektörünün yanı sıra İran ve Rusya ekonomisine da darbe vurmasını bekliyordu. Ancak ne var ki bu süreçte Arabistan’ın ortakları ve özellikle Fars körfezinde Katar ve BAE geçen sene petrol ihracatından elde ettikleri gelirden 360 milyar dolar zarara uğradı.

Gerçekte Suud rejimi petrol fiyatlarının varil başına 30 dolara düşmesini asla beklemiyordi. Geçen ay Arabistan’ın Rusya, Katar ve Venezüella ile petrol piyasalarında arzı kısıtlama ve fiyatı yükseltme konusunda uzlaşmaya çalışmasına karşın petrol fiyatları ve piyasalarında dalgalanma devam ediyor.

Öte yandan IMF de kamu giderleri kontrol altına alınmadığı takdirde Arabistan devleti 2020 yılına kadar iflas edeceği uyarısında bulundu.

Arabistan, katar ve Rusya ve Venezüella ile birlikte bir kaç ay önce üretim tavanını sabit tutmak için bir öneri hazırladı, ki bu planın amacı üretici ülkelerin daha fazla üretmemelerini sağlamaktı. Ancak Arabistan bu öneriyi kenndisi OPEC’te belirlenen kontenjanından günde bir buçuk milyon varil fazla üretim yaptığı halde bu öneriyi gündeme getiriyor.

Buna göre da yaklaşık iki yıldır petrol piyasalarında arz düzeyi talebin üzerinde duruyor ve bu da petrol fiyatlarının varil başına 100 dolardan 30 dolara kadar düşmesine yol açtığı gözleniyor.

Gözlemciler mevcut şartlarda petrol piyasalarını ihya etmenin tek yolu üretimi düşürmekten ibaret olduğunu belirtiyor, fakat bu karar da geçici bir çözüm olduğu ve kalıcı bir çözüm olmadığı anlaşılıyor, çünkü petrol arzı piyaslarda talebe ve fiyatların istikrarlı olup olmamasına bağlıdır.

Bu şartlarda İran eski kontenjanından daha fazla üretmek istemiyor. İran sadece yaptırımlardan önceki dönemde ürettiği seviyeye geri dönmek istiyor. Petrol Bakan Bijen Namdar Zengene, yaptırımlar kaldırıldıktan sonra İran üretimini ve ihracatını arttırmayı sürdüreceğini ve ancak yaptırımlardan önceki günde dört milyon varil üretim seviyesine ulaşınca daha fazla üretmeyi durduracağını kaydetti.

Geçen hafta ayrıca AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini’nin Tahran ziyareti sırasında İran’dan Avrupa ülkelerinde günde 700 bin varil ihraç edilmesiyle ilgili anlaşma imalandı.

Enerji Bakanı Hamid Çitçiyan, Rusya enerji Bakanı Aleksandır Noak ve Ermenistan enerji ve doğal kaynaklar Bakanı Lovon Yuliyan ve Gürcistan enerji Bakanı yardımcısı İlia Aloşlevili geçen hafta Erivan’da bir araya gelerek dört ülke arasında Kuzey Güney elektrik koridorunu inşa etme yol haritası belgesini imzaladılar. Belgede yer alan maddeler uygulandığı takdirde İran, Rusya, Ermenistan ve Gürcistan elektrik şebekeleri birbirine bağlanıyor.

Kuzey Güney elektrik koridoru dörtlü zirvesinde konuşan enerji Bakanı Hamid Çitçiyan, bu koridorun inşa edilmesi İran, Rusya, Ermenistan ve Gürcistan’ın yararına olacağını belirterek, milletlerin ortak çıkarlar temelinde işbirliği aynı zamanda bölgeden gerginlikleri de gidereceğini vve barış ve dostluğu kalıcı hale getireceğini belirtti.

Elektrik şebekelerinin birleşmesi için İran, Ermenistan ve Gürcistan arasında ortaklaşa yürütülen projelerin hayata geçmesiyle birlikte dört ülkenin elektrik şebekelerinin tam olarak birbirine bağlanması 2018 yılında gerçekleşecek.

Geçen hafta İran Cumhurbaşkanı Dr. Ruhani, İstanbul’da düzenlenen 13. İİT liderler zirvesine katılmanın yanı sıra Ankara’da da Türkiye yetkilileri ile temaslarda bulundu. Cumhurbaşkanı Ruhani’nin Ankara ziyareti sırasında iki ülke yetkilileri arasında bazı işbirliği belgeleri imzalandı.

Cumhurbaşkanı Ruhani, İran ve Türkiye yetkilileri arasında bazı belgelerin imzalandığı törenden sonra Türk mevkidaşı Erdoğan’la katıldığı ortak basın toplantısında İslam Cumhuriyeti Türkiye’ye bu ülkenin enerji güvenliğini özellikle petrol, doğalgaz ve elektrik ve de petro kimya ürünleri alanlarında güvence altına alabileceğini ve Türkiye’nin bu alanlarda ihtiyaçlarını karşılayabileceğini anlattığını kaydetti.

Bu arada iki ülkenin ikili ticaret hacmini yılda 30 milyar dolar seviyesine yükseltmeye karar verdikleri belirtildi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan da ortak basın toplantısında İran Cumhurbaşkanı Ruhani’nin İİT liderler zirvesinden sonra Ankara’ya gelmesini iki ülke arasında işbirliğini geliştirme doğrultusunda iyi bir fırsat olarak niteledi. Erdoğan, İran ve Türkiye her açıdan birbirini tamamlayan iki ülke olduğunu ve uluslararası şartları doğru okumak ve yaptırımların kaldırılmasından doğan yeni fırsatları değerlendirmek sureti ile ilişkilerini daha da geliştirebileceklerini ifade etti.

Bundan önce İran ve Türkiye karma ekonomi komisyonu İran İBT Bakanı Mahmut Vaizi ve Türkiye kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın eşbaşkanlığında iki hafta önce Ankara’da gerçekleşmişti. İki gün süren söz konusu oturumda tercihli ticaret, enerji, sanayi, teknoloji, turizm, gümrük, yatırım, bankacılık ve konsolosluk gibi alanları kapsayan eski anlaşmaların uygulanma süreci ele alındı.

Öte yandan Türkiye Başbakanı Davutoğlu’nun geçen ay Tahran’ı ziyaret etmesi ve Cumhurbaşkanı Ruhani ile görüşmesi de iki ülke ilişkilerinde yeni bir başlangıç noktası oldu. İran ve Türkiye ticari ve iktisadi ve transit alanlarında önemli kapasiteleri bulunan iki ülkedir ve İran Türkiye’nin enerji ihtiyacını karşılayabilir ve birlikte çeşitli alanlarda yatırım yapabilir.

Yol ve kentleşme Bakanı Abbas Ahundi geçen hafta Almanya’dan yetkililerle yol inşaat ve demiryolu inşaat alanlarında işbirliğini geliştirme bağlamında protokol imzaladıklarını açıkladı.

Bakan Ahundi Almanya’nın Zeimens firması ile trafik ve ulaştırma etüt alanında bir protokol imzalanacağını da kaydetti.

İran demiryolu ağını tüm komşu ülkelerle birleştirmek istiyor. Bakan Ahundi ayrıca 700 km uzunluğunda olan Tahran – Tebriz demiryolu projesi için de Zeimens firması ile müzakere ettiklerini ifade etti.

Geçen hafta Hindistan Dışişleri Bakanı Sushma Suvarec İranlı mevkidaşı Muhammed Cevad Zarif’ın daveti üzerine ve ikili ilişkileri geliştirmek amacıyla Tahran’a geldi. Suvarec Tahran’da Zarif’le görüşmenin yanı sıra Cumhurbaşkanı Ruhani ve diğer bazı üst düzey yetkililerle görüştü.

Cumhurbaşkanı Ruhani, Suvarec’le görüşmesinde İran ve Hindistan milletleri arasındaki tarihi ve dostane ilişkilerin iki devletin ilişkilerini geliştirmek için büyük sermaye olduğunu belirterek, Çabahar limanı geliştiği takdirde Hindistan da orta Asya ve kafkasya ve Afganistan’a rahatça ulaşabileceğini ve bu büyük proje de Tahran ve Yeni Delhi arasında ikili ve çok yönlü işbirliği bağlamında yeni bir dönemin başlangıcı olacağını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Ruhani iki ülkenin önümüzdeki dönemde karşılıklı ziyaretleri de ikili ilişkileri geliştirmekte etkili olacağını belirterek, İran ve Hindistan ekonomileri birbirini tamamlayan ekonomiler olduğunu ve İran Hindistan’ın gelişen ekonosinin ihtiyacı olan enerjiyi temin edebilecek güvenli kaynak olduğunu vurguladı.

Hindistan Dışişleri Bakanı Suvarec de Ruhani ile görüşmesinde ülkesi İran İslam Cumhuriyeti ile tüm alanlarda ilişkilerini geliştirmek istediğini belirtti.

Öte yandan İran ve Hindistan Dışişleri Bakanları ikili görüşmelerinde ticari ve iktisadi ilişkilerin özellikle enerji ve bankacılık ve ortak yatırım alanlarında geliştirilmesine vurgu yaptı.

Dışişleri Bakanı Zarif görüşmede iki ülkenin iktisadi işbirliğini geliştirebilecek zeminlere işaret ederek, İran enerji, ticaret, bankacılık, ortak yatırım, Çabahar limanını geliştirme projesinde Hindistan ile iyi ortak işbirliği zemini olduğunu kaydetti. Zarif ayrıca İran, Umman, Türkmenistan ve Özbekistan ve ayrıca Azerbaycan ve Kazakistan arasında ulaştırma alanında uygulanan ve uygulanmakta olan projelere değinerek, Hindistan için de ulaştırma projelerine katılma zemini bulunduğunu, İran Hindistan’ın bu alanda önereceği projelere olumlu karşılayacağını vurguladı. 015