Ekim 15, 2016 13:57 Europe/Istanbul

bültenimizi Cumhurbaşkanı Ruhani’nin geçen hafta güneydoğu Asya bölgesine yaptığı ziyareti ile ilgili hazırladığımız raporumuzla açıyoruz.

Cumhurbaşkanı Ruhani geçen hafta güneydoğu Asya bölgesine düzenlediği turunda Vietnam, Malezya ve Tayland’ı ziyaret etti. Bu ziyaret İran ve Asyalı ülkelerin arasındaki iktisadi ilişkileri bölgesel işbirliği çerçevesinde geliştirme bakımından önem arz ediyordu.

İran EKO, D-8 ve Hint okyanusu işbirliği örgütü gibi bölgesel kurumların çerçevesinde Asya’nın bazı ülkeleri ile yakın işbirliği bulunuyor. Şimdi ise Bercam nükleer anlaşmasından sonraki dönemde İran’ın bu ilişkilere bakışı, geliştirme eksenlidir . Tahran yönetimi bu doğrultuda Asya ülkeleri ile ilişkilerini dengeli bir şekilde geliştirmeye ve Asya ülkelerinin konumu ve kapasiteleri ve Çin, Malezya, Vietnam, Singapur, Endonezya, Güney Kore ve Avustralya gibi iktisadi aktif ülkelerin işbirliğinden Avrupa ülkeleri ile işbirliğine paralel olarak yararlanmak istiyor.

İran ve Asya’nın Vietnam, Malezya ve Tayland gibi ülkeleri dünyanın iki stratejik hassas bölgeleri olan Batı Asya ve Güneydoğu Asya bölgelerinde yer alırken, bu ülkelerin her biri Güneydoğu Asya bölgesinin ASEAN birliği ve Ortadoğu’nun iki büyük piyasalarının bağlantı noktaları olabilir.

Asya kıtası bir çok bölgesel piyasası ile büyük iktisadi potansiyellere sahip olan bir kıtadır ve Asya eksenli işbirliğinin geliştirilmesi hiç kuşkusuz eski kıtada yaşayan milletlerin çıkarlarını temin etmeye yarayacaktır. Bu çerçevede Cumhurbaşkanı Ruhani Vietnam’ın başkenti Hanoy’da Vietnam Cumhurbaşkanı Tran Dai Quang ve Başbakan ve komünist parti genel sekreteri Negoyan Shuan Puk ile görüştükten sonra bir kaç işbirliği belgesini imzaladı.

Uzmanlar Vietnam’ın 90 milyonluk nüfusu ile İran’ın 80 milyonluk nüfusu iki ülke arasında tarım, balıkçılık, eğitim, petrol ve doğalgaz, maden ve sanayi ürünleri gibi alanlarda işbirliği için çok uygun zemin hazırladığını belirtiyor. Öte yandan iki ülkenin ikili ticaret hacmini yılda 350 milyon dolardan iki milyar dolara yükseltme kararı da başta Vietnam olmak üzere Doğu Asya bölgesinin İran açısından önemini yansıtıyor.

İran ve Malezya arasındaki ticaret hacmi de Ocak 2016’dan Temmuz 2016’ya kadar geçen süre içerisinde geçen yılın aynı dönemine oranla %9 artış kaydederek 290 milyon dolardan 320 milyon dolara yükseldi. Aynı amaç ise İran ve Tayland ilişkilerine takip ediliyor ve Tahran ve Bangkok yönetimi mevcut kapasitelerden yararlanmakta kararlı görünüyor.

İran son dönemde petrol ve doğalgaz alanlarında büyük bir çıkış yapmaya başladı ve örneğin petro kimya sektöründe 50 milyar dolar yatırım yapılmasını gerçekleştirmek istiyor. Buna göre ekonomi uzmanları da şimdi İran yabancı yatırımcılar açısından cazip bir ülkeye dönüştüğünü ifade ediyor.

Geçen hafta IMF dünya ülkelerinin iktisadi ufku hakkında yayımladığı en yeni raporunda İran’da ekonomik büyüme beklenenin çok üstünde gerçekleşeceğini açıkladı. Bültenimize bu konu hakkında hazırladığımız raporumuzla devam ediyoruz.

IMF dünya ülkelerinin iktisadi ufku hakkında yayımladığı en yeni raporunda, İran Batılı güçlerle 14 Temmuz 2015’te imzaladığı nükleer anlaşma ve uluslararası yaptırımların kaldırılmasının ardından şimdi dünya piyasalarına daha fazla petrol ihraç edebileceğini ve bu yüzden bu yıl ekonomik büyümesi Temmuz raporunda öngörülen düzeyden daha yüksek olacağı anlaşıldığını belirtti. Raporda İran’ın petrol üretimi ve ihracatı hızla yaptırımlardan önceki dönemin seviyesine ulaşmaya başladığı ve bu da dünya petrol piyasalarında fiyatların düşmesinden doğan olumsuz etkiyi kısmen dengelediği kaydedildi. Raporda ayrıca İran’ın tarım, otomotiv sanayi, ticaret ve nakliyat gibi alanlarda gelişen faaliyetleri petrol dışı ihracatının artmasına vesile olduğu da vurgulandı.

IMF uzman heyeti bu yıl İran’ın gayri safi milli hasılası %4.5’luk bir artışa ulaşacağını öngörüyor. Bu arada İran’da son yıllarda para ve mali sektörde izlenen muhafazakar politikalar ve uluslararası piyasalarda gıda maddeleri fiyatlarının uygun olması da enflasyon oranının Haziran ayında tüketici fiyatları endeksinin %6.8 gerilemesine yol açtığı anlaşılıyor.

IMF raporunda, Eylül 2016’da enflasyon oranı %9.5 seviyesine yükselmesine karşın 12 aylık ortalama enflasyon oranının %9.2 olması beklendiğini belirtiyor.

IMF uzman heyeti raporun devamında hükümetin sürdürülebilir iktisadi büyümeye destek bağlamında yaptığı reformlara işaretle, orta vadeli enflasyonu kontrol altına alabilmek için İranlı yetkililerin para politikalarını da temelli gözden geçirdiklerini ve ayrıca petrol dışı bütçe açığını tedrici bir şekilde kapatmayı da gündemlerine aldıklarını vurguluyor.

Bundan yaklaşık bir yıl önceden beri İran ekonomisi petrol fiyatlarının düşmesi yüzünden zayıflamaya başladığında Tahran yönetimi bankaların ödeneklerini seçkin iktisadi sektörlere yönlendirmek ve bankaların işlem bedeli oranını düşürmek sureti ile ekonomik büyümeyi hareketlendirmeye çalıştı. Buna karşın uzmanlara göre bütçede öngörülen petrol gelirlerinin hacmi, geçen sene milli kalkınma fonundan alınan kredinin geri ödenme zaruretine bakıldığında mali ihtiyaçları ve bütçeyi karşılamaya yetmeyeceği anlaşılıyor. Bu yüzden gelecek yılın bütçesinin mali bedelini karşılamak için daha fazla gelir elde edilmesi gerekiyor ve ancak bu şekilde hükümetin mali yükümlülüklerini yerine getirebileceği ifade ediliyor. Bu çerçevede hükümet petrol dışı gelirlerini genel yatırımların mali bedelini karşılamaya ayırmak istiyor. Bu politika ise bir ölçüde tarım, sanayi, otomotiv, ticaret ve nakliyat alanlarında faaliyetlerin artmasına vesile olduğu, fakat hala yeterli olmadığı anlaşılıyor. IMF raporu ise buna karşın bu tür faaliyetlerin İran’da mali istikrarsızlığı kontrol altına almaya yarayacağını vurguluyor.

Hali hazırda raporlar İran’ın Ortadoğu bölgesine petrol ürünleri ihracatı Bercam nükleer anlaşmasından sonra %13 seviyesine ulaştığını gösteriyor. Gerçekte İran 110 yılı aşkın petrol sektöründe faaliyetleri sırasında ilk kez petrol ürünlerini ihraç eden bir ülkeye dönüştü ve günde 400 bin varil ihracat rekorunu kaydetti. Bu arada İran petrol ürünleri rafineri ve dağıtım milli firmasının bölgenin petrol ürünleri piyasalarında aktif varlığı da bu firmanın günde 60 milyon litre gaz ve mazot ihracatı ile yaptırımların ağır dönemini geride bıraktığını ve bu piyasadan %13.5’luk bir payı kendine ayırdığını gösteriyor.

İran petrol ürünleri rafineri ve dağıtım milli firmasının Başkanı Kazımi konu ile ilgili yaptığı açıklamada, günde 400 bin varil petrol ürünlerini bir kaç hedef piyasaya ihraç edebilmenin uluslararası kara ve deniz nakliyat sistemi, uluslararası mali sistem ve yine uluslararası sigorta imkanları ve en önemlisi İran’ın ticari ortaklarının nükleer meselenin başarılı bir şekilde çözümlenmesinin ardından İran’a güvenmeleri gibi etkenlere bağlı olduğunu belirtti.

Kazımi, günde 400 bin varil ihracat rekoru, firmanın ihracat kapasitesi günde 500 bin varil olduğu bir sırada kaydedildiğini, fakat mevcut şartlarda ihracatın hızlı büyümesi ve yükleme ve ihracat alanındaki kısıtlamaların yüzünden esas hedefe ulaşılamadığını vurguladı.

Geçen hafta Ermenistan’ın İran’da ilk özel fuarı 91 Ermeni firmanın katılımı ile başkent Tahran’da açılış yaptı. Fuarda Ermenistan’ın gıda maddeleri ihracatçı firmaları ürünlerini İran’ın İslamî zevkine göre hazırlayarak İranlı firmaların ilgisini çekmeye çalıştı.

İran’ın Ermenistan’a ihracat hacmi cari yılın ilk yarısında yaklaşık 140 milyon dolar civarında gerçekleşti ve yıl sonuna kadar da en çok 280 milyon dolara ulaşması bekleniyor. İran ticareti kalkındırma kurumu halkla ilişkiler bölümünün haberine göre kurum Başkan Muctaba Hüsrevtaç Ermenistan’ın Tahran’da açtığı özel fuarı gezdikten sonra yaptığı açıklamada, Ermenistan’ın nüfusu üç milyon olmasına karşın bu ülkeye ihracatın tüketim seviyesi ile orantılı hale gelmesi gerektiğini belirtti.

İki ülke ilişkilerini geliştirme yollarından biri bu tür fuarların düzenlenmesinden ibaret olduğunu belirten Hüsrevtaç, Ermenistan’ın İran’a ihracat seviyesi çok düşük olduğunu ve bu yüzden Ermeni işadamları bu furaı düzenleyerek İran’a ihracat seviyesini yükseltmeye ve işbirliği zeminlerini geliştirmeye çalıştıklarını kaydetti.

Hüsrevtaç açıklamasının devamında bu fuar Ermenistan’ın İran’da açtığı ilk fuar olduğunu hatırlatarak İran Ermenistan’da düzenli olarak fuar açtığını ve bu da ikili ticari ilişkilerin gelişmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

Hüsrevtaç ayrıca Avrasya iktisadi birliği ile tercihli ticaret anlaşması imzalamak üzere müzakerelere başladıklarını belirterek bu anlaşmadan en başta yararlanacak iki ülke, İran ve Ermenistan olacağını vurguladı.

Avrasya iktisadi birliği 2015 yılının başlarında Rusya, beyaz Rusya ve Kazakistan arasında imzalanan anlaşma ile hayata geçirildi ve daha sonra Kırgızistan ve Ermenistan da bu birliğe katıldı.

Cumhurbaşkanı Ruhani bir süre önce Tahran’ı ziyaret eden Ermenistan Dışişleri Bakanı Edvard Nalbandian’la görüşmesinde Tahran yönetimi Erivan ile tüm alanlarda işbirliğini geliştirmek için tüm imkanlarını seferber edeceğini vurguladı. Ruhani, bugün Ermenistan üzerinden Karadeniz’i Fars körfezine bağlamak için uygun zemin bulunduğunu ve İran bu çerçevede Ermenistan’a teknik ve mühendislik hizmeti sunmaya hazır olduğunu kaydetti.

Gerçekte Çin’i Ermenistan ve İran ve Hindistan üzerinden Avrupa kıtasına bağlayan tarihi İpekyolu üzerinde yer alan bölge başta olmak üzere bu bölgde iktisadi işbirliğinin geliştirilmesi İran ve Ermenistan için büyük önem arz ediyor.015